Eşinin vefatı sonrası ölüm aylığı talebiyle açılan davada, prim gün sayısı ve askerlik borçlanması araştırmasına rağmen talebin reddedilerek Yargıtayca onanması.
Özet: Eşinin vefatı sonrasında ölüm aylığı bağlanması talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince talep reddedilmiş, bu ret kararı istinaf tarafından onanmış, ancak temyiz incelemesinde askerlik borçlanması ödemesinin yapılıp yapılmadığı yönünden eksik araştırma gerekçesiyle karar bozulmuştur; bozma sonrasında ilk derece mahkemesi davayı yeniden reddetmiş olup, davacının bu yeni ret kararına karşı yaptığı temyiz başvurusu da, kararda hukuki bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek, ölüm aylığı talebinin reddi kararı kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/406 E., 2022/1063 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ...'ın 22.07.2016 tarihindeki vefatı sebebi ile müvekkilinin ölüm aylığına hak kazandığının tespiti ile ölüm aylığının tahsis-talep tarihi olan 09.11.2018 tarihini takip eden aybaşından (01.12.2018) itibaren bağlanmasını ve her bir aylığın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının ve taleplerinin soyut, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davacının bu yöndeki haksız ve usule aykırı taleplerinin reddi gerektiğini, davacı yönünden 5510 sayılı Kanun'un 32. maddesine göre ölüm aylığı tahsisi şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından 28.11.2019 tarih ve 2019/299 E. 2019/741 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...davacının 08.04.2002-15.07.2003 arası askerlik dönemine karşılık 15.10.2018 tarihli dilekçe ile 10 günlük süresini borçlanma talebinde bulunarak buna karşılık çıkarılan 216,48 TL’yi ödemek istediğine yönelik talebi olduğu belirtilmekle birlikte ödemenin yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığından, Mahkemece, davacı tarafından askerlik borçlanması yapılıp yapılmadığı, varsa borçlanma süresi, ödeme tarihi de araştırılmak suretiyle tahsis koşulları irdelenerek karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek bir karar verilmesi gerekir iken hatalı değerlendirme neticesi yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.VI.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müteveffanın ölüm tarihi itibariyle 900 gün prim gün sayısı bulunmadığından dolayı ölüm aylığı talebinin reddinin sosyal güvenlik hakkının hukuksal niteliğine aykırı olduğunu, ... bilfiil 365 gün çalışmasına rağmen bu sürenin kanuni tanımdan dolayı 360 gün olarak hesap edilmekte olduğunu, bu 6 gün eksik sürenin müvekkili tarafından askerlik borçlanması yapılarak giderildiğini, sosyal güvenlik hakkı, sosyal devlet ilkesi ve iyiniyet kuralları çerçevesinde müvekkilinin ölüm aylığına hak kazandığının tespitinin gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.