11. Ceza Dairesi, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadan düşme kararlarını vekalet ücreti bölünemeyeceğinden onadı.
Özet: Sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık suçundan yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ise uzlaşma nedeniyle davanın düşmesine ilişkin yerel mahkeme kararlarının hukuka uygun olduğu, ayrıca nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan düşme kararı verilen aynı davada hukuki hizmetin bölünemeyeceği gerekçesiyle vekalet ücretine hükmedilemeyeceği tespit edilerek, katılan vekili ile sanık müdafiinin tüm temyiz itirazları oy birliğiyle reddedilerek hükümlerin onandığı anlaşılmıştır.
11. Ceza Dairesi         2022/7348 E.  ,  2025/14803 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/109 E., 2022/231 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre, sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı; aynı davada yargılandığı nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat eden sanık lehine, aynı davada hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı açılan davanın uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, bu nedenle avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.