Kamu kurum ve tüzel kişiliklerini araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmünün Yargıtay tarafından onanması, tekerrür görüşüne iştirak edilmemesi.
Özet: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde, daha önceki bozma kararı sonrası yürütülen yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun olduğu, toplanan delillerle sanığın suçu işlediğinin sabit görüldüğü, hüküm kuran mahkemenin vicdani kanaatinin dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uygun suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği tespit edilmiş; gerekçeli karar başlığındaki suç adının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle birlikte, sanığın temyiz itirazları yerinde bulunmayarak mahkumiyet hükmü oy birliğiyle onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2023/4212 E.  ,  2025/14714 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/23 E., 2023/86 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslekkuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş olup gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilen suç adının "Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslekkuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.