Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanığın kamu kurumlarını araç olarak kullanma suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetini, resmi belgede sahtecilikte zamanaşımından düşmeyi onadı.
Özet: Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygunluğu, iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışılması ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanması nedeniyle onanmasına karar verilmiş; öte yandan, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise suç tarihinden hüküm tarihine kadar kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği tespit edildiğinden, bu suçtan açılan kamu davasının düşmesine ilişkin kararın da hukuka uygun bulunarak oybirliğiyle onanmasına hükmedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/25646 E.  ,  2025/14607 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/565 E., 2019/379 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden ise, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet ve düşme kararına ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.