Yurt dışı şantiyede şantiye şefi olarak çalışan işçinin ihbar, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram alacakları ile üst düzey yönetici işçinin fazla çalışma ücreti hakkının değerlendirilmesi.
Özet: Yurt dışı şantiyesinde şantiye şefi olarak çalışan davacı işçinin, haksız fesih iddiasıyla ücret, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacakları talebiyle açtığı davanın, ilk derece ve istinaf mahkemelerince kabul edilmesi üzerine dosyanın temyize gelmesiyle, yüksek mahkeme tarafından özellikle üst düzey yönetici konumundaki işçinin, çalışma saatlerini kendisi belirleyememesi halinde fazla mesai alacağına hak kazanıp kazanamayacağı prensibi çerçevesinde uyuşmazlığın yeniden değerlendirileceği anlaşılmaktadır.
9. Hukuk Dairesi         2025/4780 E.  ,  2025/8801 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2904 E., 2025/252 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 13. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/167 E., 2021/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışı şantiyelerinde 22.02.2018 - 11.08.2018 tarihleri arasında şantiye şefi olarak çalıştığını, davacının ücretinin net 5.500,00 USD olduğunu, çalıştığı süre boyunca ücretini alamadığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, fazla çalışma yapmasına, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirkette çalışmadığını, işvereninin ... İnşaat İthalat İhracat ve Tic. Ltd. Şti (... Şirketi) olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, davacının görevi gereği belirli süreli iş yapan personel olduğunu, davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini, faiz taleplerini kabul etmediklerini, emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre davacının davalı işveren Şirket çalışanı olduğu ve davalıya ait yurt dışındaki inşaat projesinde 22.02.2018-11.08.2018 tarihleri arasında çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatını haketmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat yükünün davalı işverende olduğu, davalı bu hususta bir delil sunmadığından davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının ödenmeyen ücret alacağı olduğu ve fazla çalışma yaptığı, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, bu nedenle fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının davalı Şirket çalışanı olmadığını, ... Şirketi ile davalı Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,
2. Davacının görevi gereği yapılan işin aslında belirli süreli olduğunu, ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini,
3. Davacının iddia ettiği koşullarda çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
4. Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatlanamadığını,
5. Müvekkili Şirkette Türkiye Cumhuriyeti ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığı gibi Türkmenistan'ın kendi ülke bayramlarında dahi çalışma yapılmadığını,
6. Davacı ile aralarında menfaat birliği bulunan tanık beyanlarına göre fazla çalışma ve hafta tatili alacağının kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, husumet, iş sözleşmesinin feshi ile davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye, aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması hâlinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O hâlde üst düzey yönetici bakımından Şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Dosya kapsamında davacının hizmet süresi boyunca şantiye şefi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Şantiye şefinin çalışma düzenini kendisinin belirlemesi ve dosya kapsamına göre çalıştığı şantiyede davacı işçi üzerinde çalışma koşullarını düzenleyen başka bir amirinin olmaması, davacının projeyi sevk ve idare eden kişi olması nedeniyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir. Buna göre, davacının şantiye şefi olarak çalıştığı tüm hizmet dönemi içerisinde çalışma düzenini kendisinin belirlediğinin anlaşılması karşısında, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 06.03.2024 tarihli ve 2024/1303 Esas, 2024/4311 Karar; 05.12.2023 tarihli ve 2023/15202 Esas, 2023/18910 Karar sayılı kararları). Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.