Eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilen, cumhurbaşkanına yönelik kaba ancak onur ve şeref rencide etmeyen hitabın hakaret suçu oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla açılan davada, sanık hakkında verilen beraat kararının istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda, katılan vekilinin itirazları reddedilerek ilk derece ve istinaf mahkemelerinin hükmü onanmıştır; yapılan değerlendirmede, sanığın ifadelerinin Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olmayıp, yalnızca rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı bir hitap tarzı olduğu tespit edilmiş, bu nedenle kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/6349 E.  ,  2025/19216 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1183E. 2022/957K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan ilk derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; hükmün haksız ve hukuka aykırı olduğuna, eleştiri hakkının Anayasanın 26. maddesinde bulunan düşünce özgürlüğünün doğal bir kısmını oluşturduğuna, ancak paylaşım içeriklerinin eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığına , bu nedenle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın katılana yönelik dilekçe içeriğindeki sözlerinin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş, katılan vekilinin atılı suçun unsurlarının oluştuğuna dair yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca, Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.11.2025 tarihinde karar verildi.