Yurt dışı iş sözleşmelerinde MÖHUK 27/1 kapsamında hukuk seçimi, zamanaşımı ve işçilik alacakları davasının temyiz incelemesi.
Özet: Yurt dışı şantiyelerde çalıştığını iddia eden davacının kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları talebiyle açtığı dava, davalı işverenin yabancı hukuk uygulanması gerektiği savunması üzerine ilk derece ve istinaf mahkemelerince Rus iş hukukunun uygulanması ve 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi gerekçesiyle reddedilmiştir; davacı, Anayasa Mahkemesi kararı, kamu düzeni ve hak arama hürriyeti kapsamında Türk hukukunun uygulanması gerektiğini temyiz etse de, temyiz incelemesi, sözleşmede açıkça hukuk seçimi yapılan dönemler için Rus hukukunun uygulanmasının yerinde olduğunu belirtmektedir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/808 E., 2025/1202 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 80. İş MahkemesiSAYISI : 2024/291 E., 2024/193 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013-2018 yılları arasında davalının yurt içi ve yurt dışı şantiyelerinde elektrik ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedilerek Türkiye'ye gönderildiğini ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirketin çalışanı olmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, tüm alacaklarının davacıya ödendiğini, davacının hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 07.12.2013-13.07.2015, 29.07.2015-19.02.2016, 12.07.2017-03.03.2018 tarihleri arasındaki dönemlerde davalının ... şantiyelerinde aralıklı çalıştığı, somut uyuşmazlığa ... iş hukukunun uygulanması gerektiği, dava tarihi dikkate alındığında davanın ... iş mevzuatında düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, ... İş Kanunu 392. maddesinde düzenlenen fesihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi gözetildiğinde eldeki davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra 10.01.2020 tarihinde açıldığı, davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Anayasa Mahkemesinin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün iptaline karar verdiğini, buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,2. ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi gereğince geçerli sebeplerden dolayı sürelerin dolması nedeniyle sürenin Mahkeme tarafından yenilenmesi gerektiğini, sürenin başlaması için davalı tarafından müvekkiline fesih bildirimi veya işten çıkartma emrinin verilmediği ve iş sicil defterine feshe ilişkin kaydın yapılmadığını bu nedenle sürenin başlamadığını,3. Kamu düzeni ve emredici kurallar açısından uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,4. ... iş mevzuatına göre mahkemeye başvuru sürelerinin dikkate alınmasının hak arama hürriyetini kısıtladığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılı açılmadığı, zamanaşımı ve dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkindir. İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince ... hukuku uygulanarak yargılama sonuçlandırılmıştır.Yurt dışı iş sözleşmesinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmelerde hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir. Hukuk seçimi anlaşması yapıldığı anlaşılan 12.07.2017-03.03.2018 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından ... hukukunun uygulanması yerindedir. Davacının diğer çalışma dönemleri bakımından ise taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğuna dair dosyada herhangi bir sözleşme veya başkaca delil bulunmamaktadır. Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür. Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgeler ile yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; 07.12.2013-13.07.20 15... .07.2015-19.02.2016 tarihleri arasında ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tâbiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan söz konusu çalışma dönemlerinde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının 07.12.2013-13.07.20 15... .07.2015-19.02.2016 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.