Yurtdışı şantiyelerde elektrikçi ekip başı olarak çalışan işçinin, kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları davasında, iş sözleşmesine Rus hukukunun uygulanması ve bir yıllık zamanaşımı süresi nedeniyle taleplerinin reddedilmesi Yargıtay tarafından onandı.
Özet: İşçinin yurt dışı şantiyelerde çalıştığı döneme ait kıdem, ihbar, yıllık izin ve tatil ücreti alacaklarına ilişkin davası, ilk derece ve istinaf mahkemelerince uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması ve Rus iş mevzuatındaki 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddedilmiş; yüksek mahkeme, davacının Türk hukukunun uygulanması veya sürenin yenilenmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek, bölge adliye mahkemesinin hukuka uygun kararını onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/5628 E.  ,  2025/8906 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/807 E., 2025/1201 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 80. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/290 E., 2024/192 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014-2018 yılları arasında davalının yurt içi ve yurt dışı şantiyelerinde elektrikçi ekip başı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedilerek Türkiye'ye gönderildiğini ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirketin çalışanı olmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, tüm alacaklarının davacıya ödendiğini, davacının hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 28.03.2015-27.12.2016, 09.01.2017-22.04.2017, 23.06.2017-25.03.2018 tarihleri arasındaki dönemlerde davalının ... şantiyelerinde aralıklı çalıştığı, somut uyuşmazlığa ... iş hukukunun uygulanması gerektiği, dava tarihi dikkate alındığında davanın ... iş mevzuatında düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı, diğer taraftan yüksek mahkemenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olduğundan davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, ... İş Kanunu 392. maddesinde düzenlenen fesihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi gözetildiğinde eldeki davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra 10.01.2020 tarihinde açıldığı, davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Anayasa Mahkemesinin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27/1 hükmünün iptaline karar verdiğini, buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi gereğince geçerli sebeplerden dolayı sürelerin dolması nedeniyle sürenin Mahkeme tarafından yenilenmesi gerektiğini, sürenin başlaması için davalı tarafından müvekkiline fesih bildirimi veya işten çıkartma emrinin verilmediği ve iş sicil defterine feshe ilişkin kaydın yapılmadığını bu nedenle sürenin başlamadığını,
3. Kamu düzeni ve emredici kurallar açısından uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
4. ... iş mevzuatına göre mahkemeye başvuru sürelerinin dikkate alınmasının hak arama hürriyetini kısıtladığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı, zamanaşımı ve dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.