Emeklilik gerekçesiyle işveren tarafından feshedilen iş sözleşmesi sonrası kıdem, ihbar ve yıllık izin alacağı talepli işçi davasında asıl-alt işveren sorumluluğu.
Özet: Bir çalışan, belediye bünyesindeki alt işverenler ve sonrasında belediyeye bağlı bir şirket nezdinde temizlik görevlisi olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra, işveren tarafından emekliliğe hak kazanması gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin iradesi dışında feshedilmesi üzerine kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsili talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalı belediye ile bağlı şirketi asıl ve alt işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu tutarak, çalışanın emeklilik nedeniyle kendi isteği dışında işine son verildiğini ve bu nedenle talep ettiği alacaklara hak kazandığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/6697 E.  ,  2025/8895 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1382 E., 2025/1415 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/515 E., 2022/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.01.2006 tarihinden itibaren davalı ... (Belediye) bünyesindeki alt işverenler nezdinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 24. madde kapsamında davalı Belediyeye bağlı olan diğer davalı ... Sağlık Turizm Eğitim Çevre Temizliği Otopark Hizmetleri İnşaat Yayıncılık Sanayi ve Ticaret AŞ (... Şirketi) bünyesinde 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalılar tarafından iş sözleşmesinin 09.03.2020 tarihinde feshedildiğini, emekliliği gerekçe gösterilerek yapılan feshin kendi isteği ve iradesi dışında gerçekleştiğini, yasal hakkı olan kıdem ve ihbar tazminatlarının kendisine ödenmediğini, Belediyenin de asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Belediye arasında fiilen ve hukuken bir illiyet bağı bulunmadığını, dolayısı ile iş hukuku açısından davacının alacaklarından dolayı Belediyenin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, husumet itirazları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK kapsamında müvekkili Şirket nezdinde çalışmaya başladığı 01.04.2018 tarihinden iş sözleşmesinin emeklilik aylığına hak kazanması sebebiyle sona erdiği 08.03.2020 tarihine kadar çöp katı atık toplama görevlisi olarak görev yaptığını, davacının 03.01.2006-01.04.2018 tarihleri arasında alt işverenlikler nezdinde geçen çalışmalarından kaynaklı alacak taleplerinden işyeri devri nedeniyle devreden işverenlerin kendi dönemi ve devir tarihindeki ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumluluklarının devam ettiğini, davacının iş sözleşmesi 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi gereğince emeklilik aylığına hak kazanması sebebiyle zorunlu olarak sona ermiş olduğundan ihbar tazminatına hak kazanmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre asıl işveren olan Belediyenin temizlik işlerini ihale yolu ile alt işveren diğer davalı Şirkete verdiği ve davacının alt işveren işçisi olarak Belediyeye ait işyerinde çalıştığı sabit olduğundan davalıların dava konusu işçilik alacaklarından asıl işveren alt işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının 03.01.2006-08.03.2020 tarihleri arasında çalıştığı, somut olayda davacı işçinin iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle feshetmediği, işverenden bu yönde talebinin bulunmadığı, iş sözleşmesinin davacı tarafından emeklilik sebebiyle feshedildiğini gösteren bir delilin dosyada bulunmadığı, davacının emekli olmaya hak kazandığı gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin işverenlerce feshedildiğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca davalı Belediyenin asıl işveren sıfatıyla, diğer davalı Şirketin ise son alt işveren sıfatıyla işçinin saptanan hak ve alacaklarının tamamından sorumlu olduğu, davacının hak ettiği yıllık izinlerin tamamının kullandırıldığı veya karşılığının fesih sırasında ödendiğinin davalılar tarafından ispatlanamadığı, dosya içeriği, İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı tarafın işvereni diğer davalı Şirket olduğundan husumet itirazları bulunduğunu,
b. Müvekkilinin taraf olmadığı toplu iş sözleşmesi hükümlerinden sorumlu olmadığını,
c. Alacakların zamanaşımına uğradığını,
d. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının iş sözleşmesi 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24. madde kapsamında emeklilik aylığı almaya hak kazanmış olması sebebiyle zorunlu olarak sona erdiğinden davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini,
b. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,
c. Davacının yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddi gerektiğini,
d. Tüm çalışma süresine ilişkin alacaklardan müvekkili Şirketin sorumluluğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava konusu alacaklardan Belediyenin sorumlu olup olmadığı, iş sözleşmesinin feshi, davacının ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ve zamanaşımına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, iş sözleşmesinin emekliliği gerekçe gösterilerek işverenlerce feshedildiğinin iddia etmiş, davalı taraf ise davacının emeklilik aylığı almaya hak kazanması nedeniyle 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi gereğince iş sözleşmesinin zorunlu olarak sona erdiğini savunmuştur.
Bilindiği üzere 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24/1-(b) hükmünde kadroya geçirilme şartlarından biri düzenlenmiş olup hükmün ilgili bölümü şöyledir:
"...
b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak
..."
375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinin 1. paragrafının 4. cümlesinde ise; kadroya geçerek çalışmaya devam eden işçilerin istihdam edilme koşullarından biri düzenlenmiştir. Ancak 4. cümle 03.03.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7438 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup kaldırılan cümle şöyledir:
"Bunların istihdam süreleri, hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez."
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen davacının iş sözleşmesi 08.03.2020 tarihinde işverenler tarafından emekliliğe hak kazanmış olması sebebiyle feshedilmiştir. Zira, yukarıda yer verilen 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinde kadroya geçirilme ve çalışmaya devam etme şartlarından biri de emekliliğe hak kazanmama şartı olarak düzenlenmiş olup 03.03.2023 tarihinde yürürlükten kaldırılan geçici 24. maddesinin 1. paragrafının 4. cümlesi davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte hâlen yürürlüktedir. Bu nedenle, davacının iş sözleşmesi Kanundan kaynaklanan bir sebeple zorunlu nedenle feshedilmiş olup davacı ihbar tazminatına hak kazanamaz. Belirtilen sebeple ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.