Yurt dışı şantiyelerinde çalışan işçinin alacaklarına dair davada, MÖHUK uyarınca yabancı hukukun uygulanması gerektiğini belirten Yargıtay bozma kararı.
Özet: Bir çalışanın yurt dışı şantiyelerinde çalıştığı dönemlere ilişkin kıdem, ihbar ve yıllık izin alacağı talebiyle açtığı davada, Yargıtay, önceki mahkeme kararlarını bozarak, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 27/1. maddesi uyarınca iş sözleşmelerindeki hukuk seçimi anlaşmalarına veya mutat işyeri hukukuna göre farklı çalışma dönemleri için (Federasyon hukuku ve Gabon Cumhuriyeti hukuku gibi) yabancı hukukun uygulanması gerektiğine hükmetmiş ve ilk derece mahkemesine bu yabancı hukuklara göre uzman bilirkişi raporu alarak yeniden değerlendirme yapması talimatını vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8417 E.  ,  2025/9217 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/393 E., 2025/405 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ve katılma yoluyla davalı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2004-2016 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde kaynakçı ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ve davacının Türkiye'ye gönderildiğini, davacının son ücretinin saat ücreti olarak 4,50 Amerikan doları olduğunu, üç öğün yemek, barınma ve ısınma ihtiyacının davalı işverence karşılandığını, davacıya kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket çalışanı olmadığını, yurt dışı çalışmalarından davalı Şirketin sorumlu olamayacağını, yurt dışında çalışan işçilerin Türk hukukuna göre alacak talep etmelerine imkân verilmemesi gerektiğini, Mahkemenin dosyaya yabancı hukuk ve yabancı mahkemenin yetkisi sebebiyle bakmaması için yetki itirazında bulunulduğunu, dava konusu edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirket nezdinde aralıklı olmak üzere yurt dışı şantiyelerinde çalıştığı, davalı Şirket ile yurt dışı şirketleri arasında organik bağ bulunduğu, işçilik alacaklarından dolayı davalı Şirketin sorumlu olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin iddia ve ispat edilmediği, yıllık ücretli izin alacağı yönünden, davalı tarafça puantaj ve ücret bordrosu belgeleri ile davacıya yıllık ücretli izin ödemesi yapıldığının savunulduğu, söz konusu belgelerdeki imzalara itiraz edildiği, imza incelemesi için asılları istenmesine karşın sadece "Ekim 2015 tarihli puantaj ve ücret bordrosu" başlıklı belgenin aslının ibraz edildiği, bu ödemenin yıllık ücretli izin alacağından mahsup edildiği, ancak aslı dosyaya ibraz edilmeyen Haziran 2014 tarihli belgenin içeriğinde yıllık ücretli izin açıklaması yer almadığı için dikkate alınmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarihli kararı ile; Yargıtay iş dairesinin yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerle ilgili uygulamasının son aylarda farklılık arz ettiği, ancak bu içtihatlardan önce eski uygulamalar ışığında Dairelerince kaldırma kararı verilen ilk derece mahkemelerinin Dairelerinin kararına uyarak verdiği dosyalarda eski kararla çelişir şekilde hüküm kurulmasının Dairelerinin önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, hukuki belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ve sürpriz karar yasağı ilkelerinin ihlaline yol açacağı; bu sebeple benimsenen yeni görüşün Yargıtay Kararları Dergisi ya da başkaca yollarla duyurulmasından itibaren makul bir süre sonra uygulamaya konulması, Dairenin görüşüne güvenilerek açılan davalarda ise önceki uygulamaya devam edilmesinin uygun görüldüğü ve davada Türk hukukunun uygulanmasının kaldırma gerekçesi yapılmadığı, kaldırma kararı sonrasında verilen hükmün dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalının istinaf sebeplerinin ilk kararda değerlendirilmiş olduğu gerekçesiyle yeniden değerlendirilmediği ve davalının istinaf talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmü kapsamında hukuk seçimi anlaşması bulunan dördüncü, altıncı ve yedinci çalışma dönemlerinde ... Federasyonu hukuku, beşinci çalışma döneminde ise Gabon Cumhuriyeti hukuku; hukuk seçimi anlaşması bulunmayan birinci, ikinci ve üçüncü çalışma dönemlerinde ise mutad işyeri hukuku olan ... Federasyonu hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması ve uzman bir bilirkişiden de denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacaklar hakkında usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının hizmet süresinin sona erdiği tarih (13.10.2015) ile dava tarihi (06.11.2018) arasında 1 yıldan fazla süre geçtiği, bu nedenle ...'daki çalışmalara ilişkin dava konusu alacakların zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle talep edilemeyeceği, davacının 03.02.2013-22.11.2013 tarihleri arasındaki beşinci çalışma döneminde ise Gabon'da çalıştığı, Gabon İş Kanunu uyarınca hizmet süresi 1 yılın altında kaldığından davacının kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanamadığı, ancak davalı tarafça iş sözleşmesinin haklı veya bildirim öneli tanınarak feshedildiği hususu ispatlanamadığından ihbar tazminatına hak kazandığı, Gabon İş Kanunu'na göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibarıyla dolmadığı, ancak alacaklar kısmi dava olarak talep edildiği için ıslah ile artırılan tutarın zamanaşımına uğradığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davalı işverenin işbu uyuşmazlığın Türk iş hukuku hükümleri uygulanarak çözüme kavuşturulması hususunda seçimlik hakkını kullandığını,
b. İŞKUR nezdinde imzalanmış matbu sözleşmeye dayanarak taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığından söz edilemeyeceğini,
c. Somut uyuşmazlığa Gabon ve Rus hukukunda yer alan mahkemeye başvuru süresine ilişkin hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığını,
ç. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
d. Davalı lehine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, arabuluculuk yargılama gideri ile taraflarınca yapılan yargılama giderlerinin de davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini i
leri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Rus İş Kanunu ile Gabon İş Kanunu gereğince dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir.
Somut olayda Dairemizin 24.05.2023 tarihli bozma kararında, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmü kapsamında hukuk seçimi anlaşması bulunan dördüncü, altıncı ve yedinci çalışma dönemlerinde ... Federasyonu hukuku, beşinci çalışma döneminde Gabon Cumhuriyeti hukuku; hukuk seçimi anlaşması bulunmayan birinci, ikinci ve üçüncü çalışma dönemlerinde ise mutad işyeri hukuku olan ... Federasyonu hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne, Dışişleri Bakanlığına ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müzekkere yazılarak Gabon Cumhuriyeti iş mevzuatının onaylı tercümesinin gönderilmesi talep edilmiş, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği ile Librevil Büyükelçiliğinin yazı cevaplarının ekinde "Gabon Code de travail 2021" başlıklı belge gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince gönderilen 2021 tarihli mevzuat doğrultusunda değerlendirme yapılarak bir kısım alacağın zamanaşımına uğradığı, bir kısım alacağın ise talep koşulları oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılarak karar verilmiştir. Ancak davacı 2013 yılında Gabon'da çalışmış olup fesih tarihi itibarıyla henüz yürürlükte olmayan 2021 tarihli mevzuat hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması hatalıdır.
Şu hâlde 03.02.2013-22.11.2013 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından Gabon hukuk sisteminde; bu çalışma döneminde yürürlükte bulunan uyuşmazlık konusuna ilişkin tercüme edilmiş kanun maddelerini, ilgili bilgi ve belgeler ile olayın çözümü için gerekli olan tüm dokümanları sunmaları için taraflara yeniden süre ve imkân tanınması, yine Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden davacının çalışma döneminde yürürlükte bulunan ve varsa değişiklikleri de içerecek şekilde tüm kanun maddeleri ile bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenmesi ve temini hâlinde oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Tüm bu araştırmalara rağmen sözü edilen çalışma döneminde yürürlükte bulunan Gabon mevzuatının belirlenememesi durumunda ise 5718 sayılı Kanun'un 2/2 hükmünde yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde Türk hukukunun uygulanacağı düzenlenmiş olduğundan, bu dönem için Türk hukukunun uygulanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.