Aracın anahtarla çalınması eyleminin nitelikli hırsızlık oluşturduğu kararı, sanık savunmalarının reddi ve hükmün istinaf talebinin esastan reddiyle onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan sanık müdafiinin, müvekkilinin aracı arkadaşından aldığı, mal sahibini bilmediği ve orijinal anahtar kullandığı savunmalarıyla beraat talebine rağmen, olay yeri incelemesi, şikayetçi beyanı ve olay tutanağı gibi deliller ışığında, kilitli haldeki aracı taklit anahtarla çalma eyleminin Türk Ceza Kanununda tanımlanan nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu; ilk derece mahkemesinin hükmünü onayan bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle sanık müdafiinin temyiz istemi reddedilerek mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/14245 E.  ,  2025/19603 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1389 E., 2022/1461 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın aracın anahtarını arkadaşından aldığına, aracın şikâyetçiye ait olduğunu bilmediğine, anahtarın orjinal anahtar olduğuna, sanığın savunmasının aksine delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içerisindeki 22.04.2021 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporundaki, suça konu aracın kilit mekanizmaları ve kontak kısmında herhangi bir zorlama bulunmadığına dair tespit, şikâyetçinin aracı kilitli olarak park ettiğine dair beyanı, sanığın anahtar ile aracı çalıştırdığına dair savunması ve 22.04.2021 tarihli Olay Tutanağı bir arada nazara alındığında, sanığın suç tarihinde sokak üzerinde kilitli olarak park edilmiş olan şikâyetçiye ait aracı, taklit anahtarla ya da diğer bir alet uydurarak çalıştırıp çalması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d-h. maddelerinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden sadece aynı Kanun'un 142/2-h. maddesi ile uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda da birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.