Hırsızlık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddi kararının temyizde onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkûm edilen sanıklar hakkında verilen bölge adliye mahkemesi kararının, sanıkların haksız yere ceza verildiği, yeterli delil bulunmadığı, suç kastının olmadığı, suç vasfının yanlış tayin edildiği ve lehe hükümlerin uygulanmadığı yönündeki çeşitli temyiz itirazları hukuka uygun bulunmayarak reddedilmiş, hükmün hukuka uygun olduğu tespit edildiğinden mahkûmiyet kararları oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/7046 E.  ,  2025/19570 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/208 E., 2021/1157 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, haksız yere ceza verildiğine, katılanın zararını karşılamak ve katılan ile uzlaşmak istediğine, lehine olan tüm hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç işleme kastının olmadığına, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç kastının olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesinin ve suç vasfının değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın savunmasının sağlıklı alınmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına; sanık ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin, sanığın aleyhine kuvvetli suç şüphesini gösterir herhangi bir delil bulunmadığına, sanık ...'ın diğer sanıkların beyanları ile suçlandığına ve işlemediği bir suçtan ötürü ceza aldığına, suç vasfının tayininde hatalı değerlendirme yapıldığına, sanığın TCK'nın 37/1. maddesi uyarınca suça iştirak ettiğinin kabûlünün hatalı olduğuna, suç vasfının yanlış tayin edildiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1.maddesi uyarınca İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.