696 KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma, tatil ve gece zammı alacakları taleplerinin reddi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, 696 sayılı KHK ile alt işverenden sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonra ücret düşüşü ve pandemi dönemindeki ağır çalışma koşullarına rağmen ücret farkı, ikramiye, ilave tediye, fazla mesai, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve gece zammı alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, kadroya geçiş sözleşmesinde belirli bir oran fazlası taahhüdü olmaması ve puantaj kayıtlarıyla ispat edilememesi nedeniyle davayı reddetmiş, davacı ise temyizinde bilirkişi raporu hatalarını, toplu iş sözleşmesi kapsamını, işin niteliğini ve hesaplama yanlışlarını gerekçe göstererek kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2006 E., 2025/1646 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 55. İş MahkemesiSAYISI: 2021/806 E., 2024/229 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığı (Bakanlık) ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu; ayrıca davacının salgın döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10... 'er günlük nöbetler ile gece gündüz yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, gece çalışması da yaptığını; ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan bireysel iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle davacının fark alacaklara ilişkin talebinin yerinde olmadığı, vardiya çizelgelerinin incelemesinden davacının kadroya geçişinden sonra pandemi dönemine kadar 45 saati aşar çalışmasının bulunmadığı, 15.03.2020 tarihinden arabuluculuk son tutanak tarihine kadar ise idari izinli olması nedeniyle fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı bakımından eksik ödeme olmadığı, hafta tatili ve gece zammı alacaklarının ise ispatlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli bir oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin reddine konu fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, gece zammı alacakların bulunmadığının yazılı delil olan puantaj kayıtları ile tespit edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmelerinin uygulanması noktasında hata yapıldığını, fazla çalışma ücreti alacağının 31.10.2020 tarihinden sonraki dönem için de %50 yerine %60 oran uygulanması suretiyle hesaplanması gerektiğini,2. Davacının dayanışma aidatı ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmadığı noktasında gerekli inceleme yapılmadan eksik araştırmayla karar verildiğini, 3. Davacının çalıştığı Kurumda bakıma muhtaç kişilere hizmet verildiği de gözetildiğinde davacının aynı çalışma sisteminde çalıştığının kabul edilemeyeceğini, sürekli bakım ve gözetim gerektiren kişilere hizmet veren davacının tam gün çalıştığını, işin doğası gereği çalışmaya ara vermesinin mümkün olmadığını, bu durumda fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile gece zammı alacaklarına hak kazandığını, 5. Davacının ücretinin kadroya geçirilmeden önce asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden belirlendiğini, ayrıca fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamaların hatalı yapıldığını, davacı işçiye günlük 11 saati geçen gündüz çalışmalarının ve gece 7,5 saati geçen gece çalışmalarının karşılığı; haftalık 45 saati aşan ve yılda 270 saati geçen fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, 6. Mahsubun ilgili olunan aydan yapılması gerekirken toplam alacak üzerinden uygulanan mahsup işlemiyle yapılan hesaplamanın hükme esas alınmayacağını, hesap tekniğinin hatalı olduğunu,7. Davacının ücretinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ve hiçbir dayanağı olmaksızın düşürüldüğünü ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, gece zammı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması hususundadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.