Yurt dışında çalışan işçinin işçilik alacakları davasında, iş sözleşmesindeki hukuk seçimi uyarınca Türk hukuku yerine yabancı hukukun uygulanması gerektiğine dair temyiz kararı.
Özet: Yurt dışında çalışan işçinin işçilik alacakları davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin uyuşmazlığa Türk hukukunu uygulaması, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuştur; zira taraflar arasındaki iş sözleşmesinde ihtilaf durumunda Irak hukukunun uygulanacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun uyarınca somut olaya yabancı hukukun tatbik edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1435 E., 2025/1914 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 79. İş MahkemesiSAYISI : 2024/234 E., 2025/113 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait şantiyelerde 07.07.2011-12.11.2018 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek ücret, prim, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... Uluslararası İnş. Yat. San. ve Tic. AŞ. vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu edilen alacakların davacının çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı işçinin müvekkili Şirket bünyesinde yurt dışında çalıştığını, somut olayda Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını ve ... mevzuatı hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılar nezdinde 07.07.2011-12.11.2018 tarihleri arasında çalıştığı, bilirkişi raporunda Türk hukukuna göre dava konusu alacakların hesaplandığı, davacının prim alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; husumet itirazlarının yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Fazla çalışma ücretinin hatalı hesaplandığını,b. Prim alacağı talebinin reddine karar verilmesinin hukuka ve somut olaya açıkça aykırı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalılar ... ve ... Uluslararası İnş. Yat. San. ve Tic. AŞ vekili temyiz dilekçesinde;a. ... iş hukukuna göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, b. Husumet itirazları bulunduğunu,c. Net ücretin brüt ücrete çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu,d. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, e. Davacının müvekkili Şirketlerden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;a. Uyuşmazlıkta yabancı hukukun uygulanması gerektiğini,b. Davacının alacaklarının dava ve ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığını,c. Davacıya tüm ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, ödenmemiş ücret alacağı bulunmadığını,d. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini,e. Davacının müvekkili Şirket nezdinde ödenmemiş alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukukun tespiti ile davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir. İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuku ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi; davalıların yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, davalı işverenler ise yasal süresi içinde sundukları cevap dilekçelerinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince davalı tarafların bu savunmasına değer verilmeksizin uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmış, Bölge Adliye Mahkemesince de yanılgılı değerlendirme ile somut olayda Türk hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ne var ki varılan sonuç, dosya kapsamına uygun düşmemiştir.Taraflar arasındaki 09.09.2011 tarihli ... bireysel iş sözleşmesi ile uyuşmazlık hâlinde uygulanacak hukukun ... hukuku olduğunun kararlaştırıldığı ve davacının tüm çalışmasının bu sözleşme kapsamında gerçekleştiği görülmektedir. Yurt dışı iş sözleşmelerinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, yukarıda açıklandığı gibi uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmelerde hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmelerinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmü kapsamında hukuk seçimi anlaşması bulunduğu anlaşıldığından davacının tüm çalışma dönemi için somut uyuşmazlığa iş sözleşmesi ile seçilen hukuk uygulanmalıdır. Hâl böyle olunca, uzman bir bilirkişiden denetime elverişli bir rapor da alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacakları hakkında, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.