Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyetin istinaf başvurusunun reddini hukuka uygun bulup sanık müdafiinin temyiz nedenlerini yersiz bularak hükmü onadı.
Özet: Yargıtay, hırsızlık suçundan hüküm giyen sanık müdafiinin, lehe delil toplanmaması, akıl sağlığı raporu alınmaması, zorunluluk hali ile etkin pişmanlık ve değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması gibi gerekçelerle yaptığı temyiz başvurusunu reddederek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını hukuka uygun bulmuş ve onamıştır; bu süreçte, sanığa aleyhe temyiz olmaması nedeniyle düzeltilmeyen bir hesaplama hatası sonucu verilen eksik ceza, bozma nedeni sayılmamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/16527 E.  ,  2025/19723 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1263 E., 2022/1261 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin "lehe delillerin toplanmadan karar verildiğine, sanığın suç tarihinde davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olmadığına, buna ilişkin sağlık raporu alınmadığına, zorunluluk halinin değerlendirilmemesine, etkin pişmanlık ve değer azlığı hükümlerinin uygulanmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.