Hırsızlık suçundan beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet verilen davanın temyiz incelemesinde bölge adliye mahkemesi hükmünün onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının bölge adliye mahkemesince kaldırılarak mahkûmiyet hükmüne çevrilmesi üzerine, hem sanığın suçsuz olduğunu, delillerin yetersizliğini ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğini belirten temyiz başvurusu hem de bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının aynı yöndeki temyiz istemi, Yargıtay tarafından yapılan incelemede yerinde bulunmamış; sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararında hukuka aykırılık görülmeyerek, bölge adliye mahkemesinin kararı oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/16013 E.  ,  2025/19715 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1766 E., 2022/2400 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanığın yargılama başından itibaren tutarlı şekilde atılı suçu işlemediğini beyan ettiğine, sadece bir tanığın sanığın atılı suçu işlediğini kendisine söylediğini beyanı gerekçe gösterilerek cezalandırılmasına yetecek delil ve emare bulunmadığı halde sanığa atılı suçtan ceza verildiğine; sanığın temyiz isteminin, tanıkların beyanları da dikkate alındığında atılı suçu işlemediğinin anlaşıldığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle yüklenen hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aliağa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.