Temizlik görevlisi olarak işe başlayan ancak vasıflı idari işlerde uzun süre çalıştırılan işçinin, vasıfsız işe döndürülemeyeceği ve vasıflı işte çalıştırılması gerektiğine dair davanın temyiz incelemesi.
Özet: Dava, temizlik görevlisi olarak çalışan bir işçinin, uzun süre idari pozisyonlarda nitelikli işler yapmasının ardından, edindiği vasıflar ve toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği artık vasıfsız temizlik işlerinde çalıştırılamayacağının tespiti talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesinin kabul kararı, bölge adliye mahkemesince hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmiş, ancak Yargıtay bozması üzerine hukuki yararın bulunduğu kabul edilerek esas incelenmiş ve işçinin talebi doğrultusunda, vasıfsız işlerde çalıştırılamayacağı yönündeki kararın nihayetinde onanması üzerine işverence tekrar temyiz edilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8353 E.  ,  2025/9205 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1361 E., 2025/2072 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hâlihazırda ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım servisinde temizlik görevlisi olarak çalışmakta olduğunu, daha öncesinde ... Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi bünyesine temizlik görevlisi olarak kadroya geçtiğini, 01.02.2021 tarihinde Sağlık Kurulu ve Rapor Biriminin temizliğini yapmak üzere görevlendirildiğini, bu sırada müvekkilinin eğitimli, meraklı ve okumaya düşkün yapısının amirlerince fark edilmesi üzerine 04.02.2021 tarihli İdarenin kararı ile rapor odası biriminde gelen/giden evrak bölümünde çalışmaya başladığını ve 04.02.2021 tarihinden ... Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi ile bağının kesildiği tarihe kadar temizlik işlerinde çalıştırılmadığını, Hastanece tanzim edilen adli raporları kaleme aldığını, Elektronik Belge Yönetim Sistemini (EBYS) kullanarak kurumlarla yapılan yazışmaları gerçekleştirdiğini, bununla birlikte müvekkiline aynı Hastanenin adli yazışma biriminde de evrak tanzimi ve evrak gönderimi gibi konularda EBYS yetkisi verildiğini, 04.02.2021-09.03.2022 tarihleri arasında rapor tanzimi, iletişim evrakı tanzimi, kurumlarla yazışma, gelen evrakın kaydedilmesi, giden evrakın hazırlanması, yazıların şablonlarının hazırlanması ve yazıların amirlerin onayına sunulması gibi vasıflı işlerde çalıştırıldığını, üyesi olduğu sendika ile davalı arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü uyarınca müvekkilinin vasıfsız bir işte çalıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin 1 yıl süresince vasıflı bir işte çalıştığını, bu nedenle vasıflı bir işte çalışma hakkını elde ettiğini ileri sürerek müvekkilinin vasıflı bir işte çalıştırılması gerektiğinden vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürekli işçi vasfında temizlik görevlisi olarak görev yapmakta olduğunu, davacının atama kararında sürekli işçi ve temizlik personeli olduğunun belirtildiğini, davacının kadro ve görev ünvanına uygun olan alanlarda istihdam edildiğini, bu nedenle davacının ... Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde hizmetin zorunlu kıldığı hâllerde başka görevlendirmeler yapılarak çalıştırıldığından bahisle tekrar temizlik görevlisi olarak çalıştırılmayacağı iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bandırma İş Mahkemesinin 19.07.2024 tarihli kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 17.10.2024 tarihli kararı ile; somut olayda davacının temizlik işlerinde çalıştırılamayacağı ve vasıflı bir işte çalışma hakkını elde ettiğinin tespitini talep ettiği, dava konusu görev değişikliğinin iş sözleşmesinin davacı ya da davalı tarafından tazminat (eda) talebiyle feshi hâlinde haklı ya da geçerli sebep olup olmadığı kapsamında değerlendirebileceği, iş sözleşmesi devam ederken iş ve çalışma koşullarındaki değişikliğin işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu hususta tespit yapılmasında işçinin güncel bir hukuki yararının bulunmadığı, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 17.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının somut davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına yönelik inceleme yapılması gerekirken davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün usul ve hukuka aykırı olduğunu,
2. Davacının atama kararına bakıldığında ünvanının temizlik görevlisi olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; bozma kararı gereğince inceleme yapılarak işin esasına yönelik karar verilip verilmediğine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 ve devamı maddelerinde temyiz incelemesi neticesinde bozma sebebi yapılacak hususlar ve bozma kararı üzerine yapılacak işlemler düzenlenmiştir. Kanun'un 373/2 ve 373/3 hükümleri uyarınca, bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği kararın Yargıtayca bozulması hâlinde dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir.
Zira artık burada ilk derece mahkemesinin bir kararı mevcut değildir, bozulan karar bölge adliye mahkemesinin kararıdır; bu nedenle dosya kararı bozulan mahkemeye gönderilmektedir. Bölge adliye mahkemesi, yaptığı değerlendirmede bozma kararının doğru olduğu kanaatine varırsa bozmaya uyma kararı verecektir. Bu kararın anlamı, bölge adliye mahkemesinin vermiş olduğu önceki kararının hatalı olduğu ve Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda yeniden inceleme yaparak bir karar vereceğidir. Bozmaya uyma kararı ile bozma kararı lehine olan taraf için bir usuli müktesep hak doğar (Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, C.III, İstanbul, 15. Baskı, 2017, s.2302 vd.).
Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, işin esasına yönelik inceleme yapılması gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulduğu ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma kararına uyulduğuna göre bundan sonra yapılacak iş; bozmaya uygun olarak, yeniden esas hakkında karar vermekten ibarettir. Buna rağmen, daha öncesinde ortadan kaldırılmasına karar verilmekle hükümsüz hâle gelen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun tekrar incelenerek başvurunun esastan reddine karar verilmesi ve bu doğrultuda hüküm oluşturulması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.