Davalının yabancı hukuk itirazında bulunmaması nedeniyle yurt dışında çalışan işçinin alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkta Türk hukukunun zımnen uygulandığına dair karar.
Özet: Çalışmasını yurt dışında gerçekleştiren davacının iş sözleşmesinin haksız feshedilmesi ve işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine açtığı davada, davalının cevap dilekçesi sunmaması nedeniyle uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasına zımnen rıza gösterdiği kabul edilerek, davacının ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına hak kazandığına dair ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2052 E., 2025/1069 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. İş MahkemesiSAYISI : 2023/134 E., 2024/243 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışında bulunan şantiyelerinde 25.07.2017-27.03.2018 tarihleri arasında sıvacı ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait Cezayir ... işinde 25.07.2017-12.03.2018 tarihleri arasında 7 ay 18 gün süreyle sıvacı ustası olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence bildirimsiz olarak feshedildiği, davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğu, davacının çalışmasının yurt dışında geçtiği tespit edilmiş ise de davalı tarafından davaya karşı cevap verilmediği, Cezayir hukukunun uygulanması yönünde itirazının bulunmadığı dikkate alınarak anlaşmazlığa Türk hukuku uygulandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içinde cevap vermediği, uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/15687 Esas ve 2024/5 Karar sayılı ilâmında da "... 5718 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir." şeklinde değerlendirme yapıldığı, davacının davalı nezdinde 25.07.2017-12.03.2018 tarihleri arasındaki 7 ay 18 günlük çalıştığı iş sözleşmesinin feshine ilişkin ispat yükünün davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, hak edilen ve ödenmeyen işçilik alacaklarının İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınmasının isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının çalışma yeri Cezayir olup uyuşmazlıkta Cezayir hukukunun uygulanması gerektiğini,2. Davaya cevap vermeyerek davayı inkâr etmiş sayılan davalının inkâr çerçevesinde savunma yapabileceği ve ispat faaliyetinde bulunabileceğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuka ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.