696 KHK kapsamında istihdam edilen ve dayanışma aidatı ödeyen işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ücret, yol, giyim yardımı ve gece zammı alacağı davası.
Özet: Davacı, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi olarak çalıştığını ve toplu iş sözleşmesinden sendika üyeliği veya dayanışma aidatı ödeyerek yararlanması gerektiği halde, ücret zammının eksik uygulandığını, giyim ve yol yardımı gibi alacaklarının ödenmediğini veya eksik ödendiğini iddia ederek fark alacaklarının tahsilini talep etmiş; davalı ise, davacının işe başlama ve dayanışma aidatı başvurusu tarihlerini esas alarak, önceki dönem alacaklarının ve sözleşmede yer almayan yardımların talep edilemeyeceğini, zam oranının da yasal mevzuat gereği doğru uygulandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8186 E.  ,  2025/9192 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2607 E., 2025/2038 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/129 E., 2025/183 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı ... nezdinde sürekli işçi olarak istihdam edilmeye başlandığını, davacının ... tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, ... ... Sendikası (... Sendikası) ile davalı ... arasında 19.08.2021 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 01.11.2020 tarihi itibarıyla uygulanması gerektiğini, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikadan istifa etmekle beraber istifa ettiği tarihe kadar sendika üyesi olarak, istifa ettiği tarihten sonra da dayanışma aidatı ödemek suretiyle işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini, ancak bir kısım alacakların eksik ödendiğini, zira davacının 2021 yılı Ağustos ayı bordrosu incelendiğinde günlük çıplak brüt ücretinin 143,50 TL olduğunu, davacıya işyerinde yürürlükte bulunan ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesine göre 01.01.2021 tarihinden itibaren uygulanması gereken %12'lik zam uygulanmadan 01.07.2021 tarihinde %5 zam uygulanarak ücretinin tespit edildiğini, benzer nitelikte olan işçilere ise %12'lik artışın uygulandığını, dolayısıyla ücret miktarının hatalı belirlendiğini, diğer yandan kadroya geçmeden evvel 01.04.2018 tarihine kadar giyim yardımı ödemesi yapılırken ve bu ödeme işyeri uygulaması hâline gelmiş iken 2018, 2019, 2020 yıllarına ilişkin hiç ödeme yapılmadığını, ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinde yol yardımı alacağı için mevcut uygulamaya devam edileceği belirtilmiş olmasına rağmen davalı ... belediye tarafından belirlenen rayiçlerin altında eksik ödeme yaptığını, bu sebeple 15.08.2019-31.08.2021 tarihleri arasında eksik ödenen yol yardımı alacağının tahsili gerektiğini ileri sürerek ücret farkı, yol yardımı, giyim yardımı ve gece zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 saydı KHK kapsamında kadroya geçmeye hak kazanan işçilerinden olmadığını, Cumhurbaşkanlığının açıktan alım izni ile istihdam edildiğini, özel bütçe kapsamında 01.10.2020 tarihi itibarıyla çalışmaya başladığını, bu tarihlerden önceki döneme ilişkin talepte bulunma hakkının hukuken bulunmadığını, bu tarihten sonra ise 14.07.2021 tarihi itibarı ile dayanışma aidatı ödemiş olduğundan, dayanışma aidatı ödemeye başlanan tarihten önceki döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, toplu iş sözleşmesi hükümleri ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sendika üyesi olmayan işçilerin dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının talep tarihinden geçerli olduğunu, davacının 14.07.2021 tarihli dilekçesiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmak amacıyla müvekkili İdareye başvurduğunu, davacının başvurusu üzerine brüt çıplak yevmiyesine başvuru tarihinden geçerli olmak üzere %5 oranında zam uygulanmaya başlandığını, davacının 01.07.2021 tarihinden sonra talepte bulunduğu dikkate alındığında %12 oranındaki ocak ayı zammının kendisine uygulanamayacağını, sadece %5 (yüzde beş) oranında temmuz ayı zammının uygulanabileceğinin açık olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bu yönde olduğunu, davacı tarafın 2018, 20 19... yıllarına ilişkin giyim yardımı talebinde bulunduğunu, davacının müvekkili Üniversitede 01.10.2020 tarihi itibarıyla çalışmaya başlamış olduğunu, işe girdiği tarihten önceki (2018-2019-01.10.2020) döneme ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili ... arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde giyim yardımının ödenmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, ayrıca davacının tâbi olmadığı ... tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümlerinde dahi giyim yardımının ödemesi ile ilgili bir düzenleme bulunmadığını, bununla birlikte müvekkili İdare ile ... ... Sendikası arasında 19.08.2021 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinin "Giyim ve Koruma Malzemesi Yardımı" kenar başlıklı 35. maddesiyle birlikte davacının dayanışma aidatı ödeyerek giyim yardımı ücretine hak kazandığını, işbu madde uyarınca ödenmesi gereken giyim yardımı alacağının davacıya uygulanmaya başlandığını, davacı tarafından 15.08.2019-31.08.2021 tarihleri arasında eksik ödendiği iddia edilen taşıt ücretinin tahsili talebinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili Üniversitede 01.10.2020 tarihi itibarıyla çalışmaya başlamış olduğunu, işe girdiği tarihten önceki (15.08.2019-01.10.2020) döneme ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili ... arasında imzalanan 01.10.2020 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde taşıt yardımının ödenmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, diğer işçilere ödenen 5,87 TL günlük yol yardımının davacıya da ödendiğini, müvekkili İdare ile Öz-Sağlık ve ... Sendikası arasında 19.08.2021 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken yol yardımı alacağının davacıya dayanışma aidatı ödediği tarihten itibaren artırımlı olarak ödenmeye başlandığını, bu nedenle davacıya eksik yol parası ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yine dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinde bulunduğu tarihten sonra gece çalışması sayılan kısım için davacıya gece zammı uygulanmış olup talep tarihinden önce toplu sözleşmeden yararlanamadığından, bu dönemlere ilişkin davacının %10 gece zammı alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli kararıyla davacının 20 21... . altı aylık dönemde uygulanan %12'lik ücret zammından yararladırılmaksızın ücret ödendiği gerekçesiyle 2021 Ağustos ayı fark ücret alacağının kabulüne diğer taleplerin reddine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2024 tarihli kararıyla emsal Yargıtay kararları doğrultusunda yol ücretinin değerlendirilmesi için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine bilirkişiden ek rapor aldırılarak davacının ücret ve yol yardımı alacaklarının kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b(1) hükmü uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yol yardımı taleplerinin eksik hüküm altına alındığını, öncesinde rayiç bedelin %13 fazlası ödeme yapıldığını,
b. Giyecek yardımına ilişkin talebin tolpu iş sözleşmesi değil işyeri uygulaması olduğunu, hastanede çalışan bir işçinin emsal üniforma bedelinin (2 adet) 2018, 2019, 2020 yıllarında ödenmesi gerektiğini,
c. Gece çalışmaları yönünden saat 20.00'den sonraki çalışmaların gece çalışması sayılarak %10 saat ücreti fazlasıyla ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının dayanışma aidatı ödeyerek talep tarihinden itibaren zaten toplu iş sözleşmesinden yararlandırıldığını, Yargıtay kararlarına göre de ücret farkı bulunmadığını,
b. Davacıya sözleşmesinde bulunmasa dahi yol yardımının ödendiğini ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinden itibaren de toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödeme yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları ile hangi tarihten itibaren yararlanabileceği, ücret farkı, giyim yardımı, yol yardımı ve gece zammı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, açıktan atama ile 01.10.2020 tarihinden itibaren davalı işyerinde kadrolu işçi olarak çalışmaya başlamış olup hâlen işyerinde çalışmaya devam etmektedir. Davacı 14.07.2021 tarihinde dayanışma aidatı ödeyerek yürürlükteki toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinde bulunmuştur. 19.08.2021 tarihinde imzalanan 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük tarihli davalı ... ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 4. maddesinin (b) bendinde "Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakati aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenleme 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 39/4 hükmü ile de aynı doğrultudadır.
Davacının 23.11.2020-01.12.2020 tarihleri arasında ... Sendikası üyesi olduğu, 13.07.2021 tarihinde ... Sağlık-İş Sendikasına üyelik başvurusunda bulunduğu, 14.08.2021 tarihinden itibaren de ... Sağlık-İş Sendikasına üye olduğu dosya kapsamındaki üye kayıt fişleri ile sabittir. Davacının 14.07.2021 tarihinden itibaren dayanışma aidatı ödemek suretiyle işyerinde yürürlükte bulunan ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebi bulunmaktadır. Gerek toplu iş sözleşmesinin ilgili düzenlemesi gerekse 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca, davacının imza (19.08.2021) tarihinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan ... Sendikasına üye olmadığı hususu dikkate alındığında, dayanışma aidatı ödemek suretiyle talepte bulunduğu 14.07.2021 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanacağı açıktır.
19.08.2021 imza tarihli, 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli ... Sendikası ile davalı ... arasındaki toplu iş sözleşmesinin 31. maddesinin "Üçüncü Yıl Birinci Altı Ay Ücret Zammı (01.01.2021-30.06.2021)" başlıklı (e) bendinin (2) numaralı alt bendinde "01.01.2021 tarihinde işyerinde çalışan sendika üyesi işçilerden aylık brüt çıplak ücretleri 4.100,00 TL'nin altında olanlar 4.100,00 TL'ye yükseltikten sonra tüm işçilere 01.01.2021 tarihinden geçerli olmak üzere %12 (yüzde on iki) oranında zam yapılacaktır." hükmü yer almaktadır. Düzenlemenin devamında yer alan "Üçüncü Yıl İkinci Altı Ay Ücret Zammı (01.07.2021-31.12.2021)" başlıklı (f) bendinde ise "01.07.2021 tarihinde işyerinde çalışan sendika üyesi işçilere 30.06.2021 tarihinde almakta oldukları günlük brüt çıplak ücretlerine, 01.07.2021 tarihinden geçerli olmak üzere %5 (yüzde beş) oranında zam yapılacaktır." düzenlemesi bulunmaktadır.
İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde davacının 14.07.2021 tarihinden itibaren ilgili toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanacağı isabetli şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen, bu gerekçe ile çelişkili olacak şekilde davacının 01.01.2021 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammından yararlanacağının kabulü ile ücretinin 4.100,00 TL'ye çıkartılarak üzerine 2021 yılının ilk altı aylık dönemi için %12'lik zam, 2021 yılının ikinci altı aylık dönemi için de %5 zam uygulanmak suretiyle fark ücret alacağının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacının 14.07.2021 tarihinden itibaren işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanacağı sabit olduğundan, ilgili toplu iş sözleşmesinin 31/-e(2) hükmünde kararlaştırılan %12'lik ücret zammından yararlanması da mümkün olmayacaktır. Buna göre, taraflar arasında davacıya 2021 yılının ikinci altı aylık dönemi için öngörülen %5'lik zammın ödendiği hususunda da ihtilaf bulunmadığı dikkate alındığında, ücret farkı alacağının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.