Trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sunulan çelişkili maluliyet raporlarının değerlendirilmesi ve hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle başlattığı süreçte, davacının sunduğu %5 maluliyet oranı belirten adli tıp raporu ile uyuşmazlık hakem heyetince alınan %0 maluliyet oranı tespit eden rapor arasında ortaya çıkan temel çelişkinin giderilmeksizin davacının başvurusunun ve itirazının reddedilmesi üzerine, hukuki değerlendirmede, maluliyet oranının adil ve doğru şekilde belirlenmesi için uzman raporları arasındaki bu belirgin farklılığın çözümlenmesinin ve gerekirse yeni bir rapor alınmasının zorunluluğu öne çıkmaktadır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/331-2024/333SAYISI : 2024/İHK-15495SAYISI : K-2024/63823 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 10.08.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu karşı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; Hakem Heyetince alınan 07.01.2024 tarihli maluliyet raporuna göre davacının maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmediği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru aşamasında sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.08.2023 tarihli raporun usule uygun şekilde düzenlendiğini, davacı tarafından sunulan rapor ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 07.01.2024 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğunu, oluşan çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir rapor alınması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.08.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %5 olarak hesaplandığı, raporun iki adli tıp uzmanı, kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı ile nöroloji uzmanı tarafından hazırlandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da bilirkişi raporu alındığı, alınan 07.01.2024 tarihli rapora göre ise davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %0 olduğunun belirlendiği, bu raporun iki adli tıp uzmanı tarafından düzenlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 07.01.2024 tarihli rapora itibar edilerek davacının maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazlarının reddedildiği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinde; davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği 28.08.2023 tarihli maluliyet raporu (%5) ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 07.01.2024 tarihli maluliyet raporu (%0) arasında bu haliyle farklılık mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Kaza tarihi olan 10.08.2015 tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik olmakla birlikte dosyada aynı mevzuata göre düzenlenen ve birbiri ile çelişen iki ayrı maluliyet raporu bulunmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının maluliyet durumuna ilişkin alınan raporlar arasında oluşan çelişkiyi giderecek şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.