Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda aleniyet unsurunun eksik incelenmesi ve tanık dinlenmemesi gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde Yüksek Mahkeme, sanığın adli para cezasının taksitlendirilmesi veya kamuya yararlı bir işte çalışmaya çevrilmesi talebini mevcut ödeme planı ve kanuni sınırlamalar nedeniyle reddederken; olay yeri tanığının dinlenilmeden ve hakaret eylemindeki aleniyet unsurunun (herkese açık alanda, belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme/duyulma ihtimali) tam olarak araştırılmadan hüküm kurulmasını eksik inceleme kabul ederek bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu düzeltilerek esastan reddeden kararını bozmuş, dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.
4. Ceza Dairesi         2025/7724 E.  ,  2025/17053 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2921 E., 2020/2865 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hükmedilen adli para cezasını ödeyecek durumda olmadığı için verilen cezanın taksitlendirilmesini veya kamuya yararlı bir işte çalışmaya çevrilmesini talep ettiğine yöneliktir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, doktor odasında gerçekleşen eylemde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca artırıldığına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, seçimlik olarak hükmedilen adli para cezasının birer ay arayla 24 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildiği ve adli para cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-f maddesinde belirtilen seçenek yaptırıma çevrilemeyeceği anlaşılmakla bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;
1. Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi ve olay yeri olan hastanede tıbbi sekreter olarak çalışan bilgi sahibi V. K.'nin sanığın mağdura iddianamede gösterildiği şekilde hakaret ettiğini duymadığını beyan etmesi karşısında; adı geçen kişinin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak dinlenilmesi ve sonucuna göre hangi kanıt veya tanık beyanına neden üstünlük tanındığı tartışılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ile olay tutanağı ve taraf beyanlarında hakaret eyleminin acil serviste gerçekleştiğinin ifade edilmesine karşın tanık M. S.'nin beyanında sanığın müşahadeye alınmasından sonra çıkan tartışmada hakaret eyleminin gerçekleştiğinin belirtilmesi karşısında, eylemin acil servisin hangi kısmında gerçekleştiğinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının tespiti ile sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.10.2025 tarihinde karar verildi.