İmalat ve Montaj Sözleşmesinden Kaynaklanan Bakiye Alacak Talebi, İtirazın İptali, Ayıplı İmalat, Cezai Şart ve Teminat İadesi Taleplerinin Değerlendirildiği Hukuki Uyuşmazlık.
Özet: Bu dava, taraflar arasında akdedilen imalat ve montaj sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat iddiaları etrafında dönmekte olup; asıl davacı, sözleşmeye uygun imalat ve montaj yapıldığını, faturanın bir kısmının ödenmediğini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep ederken, karşı davacı-asıl davalı ise makinelerin ayıplı ve sözleşmede öngörülen performans kriterlerine ulaşmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini, cezai şart ödenmesini ve uğradığı maddi zararların tazminini istemiş; birleşen davada ise teminat alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edilmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/223 E., 2024/672 K.BİRLEŞEN 2018/863 ESAS SAYILI DOSYADAİLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI: 2014/536 E., 2023/277 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 21.03.2012 tarihli ... İmal ve Montaj işine dair sözleşme akdedildiğini, davacı şirket tarafından sözleşme hükümlerine uygun olarak imalat ve montajın yapıldığını, makinelerin davalı şirket fabrikasına kurulduğu ve halihazırda üretim yapıldığını, sözleşme hükümleri çerçevesinde 25.06.2013 tarihli mail talimatı ile 25.07.2013 tarih, 447.908.97 TL bedelli fatura kesildiğini, davalı borçlu tarafından faturanın 326.199.82 TL'lik kısmının ödendiği, bakiye 121.709.15 TL'lik kısmının ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2013/28274 Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve hukuka aykırı olarak takibe itiraz ettiği ve takibin durduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, borcun inkârı nedeniyle %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama harç ve gideri ile ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Karşı davada davacı-asıl davada davalı vekili karşı dava dilekçesinde; davacının sözleşme şartlarına uymadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemelere karşı davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, makinenin sözleşmede öngörülen performans kriterine ulaşamadığını, sözleşmeye göre %5'lik alacak hakkının doğmadığını, sözleşme şartları oluşmadığı için müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme haklarını kullandıklarını ve genel hükümler uyarınca tazminat talep ettiklerini, davacının edimine konu makinelerin ayıplı olması sebebiyle müvekkili şirket nezdinde maddi ve manevi kayıplar ortaya çıktığını, makineler ayıplı olduğundan olağanüstü fire verildiğini, bunun tazmini gerektiğini, ayıbı gidermek için tamirat, iyileştirme ve hata giderme çalışmaları yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.5 maddesi ile belirlenen cezai şart tutarının sözleşmeye aykırı hareket eden davacı tarafından müvekkili şirkete ödenmesini talep ettiklerini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, cezai şart ve maddi zararlarının tazminine, yapılacak bilirkişi incelemesi ve tahkikat sonucu ortaya çıkacak zararların tespitinden sonra fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı tutarak HMK m.107 hükmü gereği 15.000,00 TL tutarının zararın meydana geldiği andan itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, yapılacak bilirkişi incelemesi ve tahkikat sonucu ortaya çıkacak zararların tespitinden sonra fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı tutarak HMK m.107 hükmü gereği 15.000,00 Euro tutarının zararın meydana geldiği andan itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile panel hattında mevcut eksik ve hatalı imalatı ile panel hattındaki teknik eksiklerinin ve ayıpların giderilmesi için yapılan masraflar nedeniyle karşı dava dilekçesi ile talep edilen 15.000,00 TL’yi 398.844,814 TL'ye, karşı davada istedikleri 15.000,00 Euro’nun, hesaplanan 14 günlük gecikmeden dolayı 7.000,00 Euro kısmını panel hattının süresinde teslim edilmemesi nedeniyle 21.000,00 Euro’ya, kalan 8.000,00 Euro kısmını ürünlerin ayıplı ve eksik olarak teslim edilmesi, hatalı ve ayıplı üretilen makinelerden kaynaklı fire zararından dolayı 132.334,40 Euro’ya arttırdıklarını belirtmişlerdir. 3. Birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; sözleşmenin 8.2. maddesi uyarınca testlerin tamamlanmasının ardından 1 yıllık sürenin dolunca teminat olarak tutulan 102.500,00 Euro için fatura kestiklerini ve karşı tarafa gönderdiklerini, faturanın kendilerine iade edildiğini, bunun üzerine takip başlattıklarını, davalıdan faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan takibe vaki davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme şartlarına uymadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemelere karşı davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, makinenin sözleşmede öngörülen performans kriterine ulaşamadığını, sözleşmeye göre %5'lik alacak hakkının doğmadığını, şartları oluşmadığı için yapılan icra takibinin haksız olduğunu, taraflarca akdedilmiş olan sözleşme uyarınca üstlenmiş olduğu Pur Panel Hattı makinelerinin üretimi ve montajına ilişkin borcunu gereği gibi ifa etmediğini, sözleşme şartları oluşmadığı için müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, davacının makinenin edimine konu makinelerin ayıplı olması sebebiyle müvekkili şirket nezdinde maddi ve manevi kayıplar ortaya çıktığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.5 maddesi ile belirlenen cezai şart tutarının sözleşmeye aykırı hareket eden davacı tarafından müvekkili şirkete ödenmesini talep ettiklerini belirterek, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Karşı davalı vekili karşı dava cevap dilekçesinde; ... yetkililerinin onayı ile süresinde makinelerin teslim edildiğini, gerekli testler yapıldıktan sonra ön kabul tutanağının imzalandığını, edimlerini fazlasıyla yerine getirdiklerini, ancak ödemelerin zamanında kendilerine yapılmadığını, kullanıcı hatalarından kaynaklanan arızaların dahi kendileri tarafından giderildiğini, üretilen malların hurdaya ayrılmasından kendilerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, fire ve ayıplı malların meydana gelme nedeninin makineden değil makinenin hatalı kullanımından kaynaklandığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.3. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinde alacak miktarının TL olduğu halde dava dilekçesinde fatura para biriminin EURO olarak gösterildiğini, dava tarihinden önce faiz talep edilemeyeceğini, davacının sözleşme şartlarına uymadığını, makinelerin performans kriterine ulaşamadığını, eser sözleşmesine konu malların gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin zarara uğradığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddi ile haksız ve kötü niyetli yapılan takip nedeniyle %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, performans testlerinin başarılı olmadığı belirlenmiş olmakla davacı tarafın asıl davadaki talebinin reddine, karşı dava yönünden; ... Şirketinin davalı ... firması imalatı makinalar kaynaklı fire zararının 131.807,98 Euro olacağı hesaplandığı, teknik incelemede, dava konusu işin gecikmeli olarak ve eksiklerle teslim edildiğinin belirlendiği, sözleşmede yer alan ceza koşulunun TBK m. 179 uyarınca ifaya ekli ceza koşulu ve toplam gecikme süresinin 14 gün olduğu, 2 haftaya karşılık geldiğinden 1.050.000 x %2=21.000,00 Euro ifaya ekli ceza koşulu olarak hesaplandığı, ayıp oranında indirim bedeli için ise ayıbın giderilmesi masrafları, ayıp oranında indirimi olarak belirlenip 92.771,70 Euro + KDV= 109.470,61 Euro (338.004,08 TL + KDV = 398.844,814 TL ) olarak hesaplandığı, birleşen davada takibe konu olan 345.505,77 TL sözleşme bedelinin %10'una denk gelen 102.500,00 Euro'nun TL'ye çevrilmiş hali olup, bu miktarın teminat olarak davalı uhdesinde tutulacağı açıkça kararlaştırıldığı, sözleşmenin 3.1 maddesinde belirtilen tüm makinalar için toplam bedelin %5'i (51.250,00 Euro) ... Gebkim Tesisinde montaj, devreye alma ve performans testlerinin başarı ile tamamlanması sonrasında takip eden ilk salı günü ödeneceği, ayrıca toplam tutarın %10'u olan 102.500,00 Euro'nun teminat olarak tutulacağı, performans testlerinin başarı ile tamamlandığı tarihten 1 yıl sonra ödeneceği kararlaştırıldığı, teknik incelemede makinelerin gecikmeli olsa da tesliminin yapıldığı, ancak makinalarda eksik ve hatalı işler bulunduğu ve bunların ayıp olduğu, taraflarca tutanakla tespit edildiği, dolayısıyla tesliminin gerçekleştiği ancak performans testlerinin başarıya ulaşmadığı gözetildiğinde asıl sözleşme bedelinin bakiye kalan %5'lik kısmının ödenmemesi gerektiği sonucuna varıldığı, asıl davanın bu sebeple reddi gerektiği, aynı sebeple sözleşme bedelinin %10'una denk gelen ve birleşen davaya konu edilen 102.500,00 Euro yönünden takibe konulan 18.09.2014 tarihli KDV dahil 345.505,77 TL bedelli fatura (KDV hariç olan 292.801,50 TL matrahının euro karşılığının (292.801,50 TL / 2,8623 ) 102.295,88 Euro tutara karşılık geldiği, talep edilen tutarın 102.500,00 Euro olduğundan borçlu lehine olan bu tutarın taleple bağlı olarak kabul edilebilir olduğu gözetilerek) yönünden bilirkişi raporunda eksik işler sebebiyle davalının yaptığı masraflar mahsubu gerektiği gözetilerek davacı ...'ın bakiye alacağı belirlenmiş ise de, karşı dava ile asıl ve birleşen dosya davalısı asıl dosya karşı davacısı ... tarafından eksik iş bedelinin talep edildiği ve mahkemece hükme esas alınan raporda belirlenen 398.844,814 TL üzerinden karşı davanın kabulüne karar verildiği, dolayısı ile artık burada karşı davada hükme bağlanan eksik iş bedelinin asıl ve birleşen davada mahsuba konu yapılamayacağı, bu itibarla teminat olarak tutulan birleşen davaya konu 102.500,00 Euro'nun TL karşılığı olan ve takibe konu edilen 345.505,77 TL'nin karşı davada eksik iş bedeli olarak karşı davacı ...'a ödenmesine karar verilen 398.844,814 TL'nin aşağısında kaldığı gözetildiğinde teminat olarak tutulan bu bedelin davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tutanaklara, gönderilen ihtarnamelere, alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşmeye konu işin süresinde bitirilerek teslim edilmediği, yüklenicinin edimini gecikmeli olarak yerine getirdiği, iş sahibinin fabrikasında kurulan makinelerin sözleşmede öngörülen performans testini geçemediği, çalışmasında sorunlar yaşandığı, tam randımanlı olarak çalışmadığı ve ayıplı olduğu, iş sahibinin dava dışı 3. kişiye ayıpları giderttiğinin sabit olduğu, işin sözleşmede öngörülen sürede tamamlanmadığı, yüklenicinin geciktiği, gecikmenin iş sahibinden kaynaklandığının iddia ve ispat edilemediği, sözleşmede gecikme hali için cezai şart öngörüldüğü, iş sahibinin yükleniciye gönderdiği ihtarnameler ile işin geciktiğini ve cezai şart hakkını saklı tuttuğunu bildirdiği anlaşılmakla, karşı davada davacı iş sahibinin cezai şart talebinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, sözleşmede, sözleşme bedelinin %5'lik kısmının sözleşme konusu makinelerin iş sahibinin Gebkim tesislerinde montaj, devreye alma ve performans testlerinin başarı ile sonuçlanmasından sonra ödeneceği, kalan %10'luk kısmın ise testlerin başarı ile tamamlanmasından 1 yıl sonra ödeneceği kararlaştırıldığı, makinelerin performans testlerinin başarılı olmadığı, ayıplı oldukları, iş sahibinin uyarısına rağmen ayıpların giderilmediği, yüklenicinin ise ayıpları gidermek istediğini ancak iş sahibi tarafından engel olunduğunu ileri sürmüş ise de bu iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığı, iş sahibinin ayıpları dava dışı firmalara giderttiği sabit olmakla sözleşmede öngörülen bedelin %5'lik ve %10'luk bölümlerinin ödenme şartları oluşmadığı, bu nedenle mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de aynı gerekçe ile birleşen davanın da reddine karar verilmesi gerekirken birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, karşı davada işin geç ve ayıplı teslim edildiği sabit olmakla iş sahibinin bu nedenle uğradığı zararların tazminini talep edebileceği, iş sahibi %15'e denk gelen iş bedeli alacağını yükleniciye ödemediğinden ayıpları giderdiğinden bahisle ödememiş olduğu iş bedelini talep edemeyeceği, sonuç olarak sözleşme bedelinin tamamının ödenmediği, ödenmeyen bakiye iş bedelinin asıl ve birleşen davalarda yüklenici tarafından talep edildiği, iş sahibinin asıl ve birleşen davalara verdiği cevabında işin ayıplı yapılması ve geç teslim edilmesi nedeniyle zarar gördüğünden bahisle bakiye bedeli ödemediğini, hatta bu nedenle gördüğü zarar nedeniyle alacaklı olduğunu savunduğundan ve bilirkişi raporu ile karşı davacı iş sahibinin ayıp ve geç teslim nedeniyle uğradığı zarar miktarının bakiye iş bedelinden fazla olduğu tespit edildiğinden ve iş sahibinin ayıp nedeniyle uğradığı zarar olarak ayıp giderim bedeli 398.844,81 TL, fire zararı 131.807,98 Euro (mahkemenin kabul ettiği 2.74 kur üzerinden 361.153.86 TL) olmak üzere toplam iş sahibinin zararı 759.998,67 TL olarak belirlendiğinden, yüklenicinin bakiye bedel için açtığı davaların ödeme şartları oluşmadığından reddi gerektiğinden bakiye iş bedelinin asıl ve birleşen davalarda davacı yüklenicinin talep ettiği %15'e denk gelen 121.709,15 TL ile 345.505,77 TL toplamı 467.214,92 TL iş sahibinin karşı davada talep ettiği zarar miktarından mahsup edilerek kalan zarar miktarına hükmedilmesi gerekirken mahsup yapılmadan zararın tamamına hükmedilmesi hatalı olduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/863 Esas sayılı davaların reddine, kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, karşı davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile ayıplı ve geç teslim nedeniyle karşı davacı iş sahibi ... .. A.Ş.'nin uğradığı bakiye zarar miktarı olan 106.855,38 Euro'nun karşı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davacı karşı davalı ... Makine...Ltd. Şti.'den alınarak davalı-karşı davacı ... .. A.Ş.'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, cezai şart bedeli olarak 21.000,00 Euro'nun karşı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davacı-karşı davalı ... Makine...Ltd. Şti.'den alınarak davalı-karşı davacı ... .. A.Ş.'ye verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı-karşı davalı, birleşen davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde;a. Yüklenicinin karşılıklı mutabakat ve kabulle edimini kusursuz ve süresinde yerine getirdiğini, birçok bilirkişi raporunda da davalı ... firmasının imalatçı ... Makinanın onayı ve bilgisi dışında birtakım parçaları değiştirdiğinin tespit edildiğini,b. Bilirkişilerin %5’lik kısmın ödenip ödenmemesi konusunda yanılgıya düştüklerini, %5'lik kısmın ödenme tarihi ve zamanının belirlendiğini, sözleşmede performans testlerinin başarı ile tamamlanması sonrası ilk salı günü diye tarih konduğunu, iş sahibinin de sözleşme kapsamında tüm makine ve ekipmanı teslim aldığını ve ünitenin çalıştığını, %5'lik kısmın ödenip ödenmeyeceği tartışma konusu olamayacağını, imal edilen sistemin üretime geçtiğini, kaldı ki iş sahibinin %5'lik kısmı ödeyeceğini mail ile yükleniciye bildirdiğini ve faturanın kesilip gönderildiğini, %5'lik kısmın yüklenicinin zaten hakkı olduğunu, sadece bunun ödeme anı ve süresinin koşula bağlandığını, ödenip ödenmeyeceğinin koşula bağlanmadığını,c. Yüklenicinin sözleşme kapsamında olan tüm edimini yerine getirdiğini, pur panel hattı çalışması ve onarımı konusunda yükleniciye imkân tanınmadığını, yüklenici ve ekiplerinin fabrika içerisine alınmadığını, ayıp konusunda bir ihbar yapılmadığını, sistemin söküldüğünden ve yenisinin yapıldığından dahi yüklenicinin bilgisinin olmadığını,d. Ayıplı imalat ve bedeli konusundaki gerekçelerin hukuka aykırı olduğunu, bu konudaki hesaplama ve değerlendirmeleri de kabul etmediklerini, eksik veya ayıplı iş bedeli olarak 398.844, 81 TL yönünden verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu,e. Sözleşme kapsamında herhangi bir gecikmenin olmadığını, dosyadaki gecikme cezası uygulanamayacağı yönündeki raporların dikkate alınmadığını,f. Fire zararına konu edilen malzemelerin yüklenici tarafından üretilen makinelerin kullanımı sonucu olduğuna dair tek bir delil ve kayıt olmadığını, soyut, belirsiz ve kesin olmayan kanıtlarla 106.885,38 Euro fire zararı olduğu yönünde karar verilmesinin ağır bir hukuk ihlali olduğunu,g. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından yüklenici lehine olan raporların hiçbirisinin değerlendirilmediğini, raporlara yapılan itirazların da hukuken değerlendirilmediklerini beyan etmektedir.2. Davalı-karşı davacı, birleşen davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde;a. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından asıl ve birleşen dava yönünden verilen ret kararlarının kesin olduğunu, b. Hatalı imalat neticesi oluşan ayıpların giderilmesi, geç teslimden kaynaklı cezai maddenin uygulanması gerektiği ve hatalı imalatlardan kaynaklı fire zararlarının karşı taraf ... Makinenin yaptığı hatalı imalattan kaynaklandığı hususlarının bilirkişilerin yerinde yaptıkları inceleme ve tetkikler neticesinde tespit edildiğini, karşı davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl ve birleşen davada eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedelinin ödenmesi için başlatılan icra takiplerine itirazın iptali, takibin devamı %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, karşı davada borçlu olmadığının tespiti, ayıplı ifadan doğan zararların ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tazmini istemlerine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.1- Taraf vekillerinin asıl ve birleşen 2018/863 Esas sayılı dosyalara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen asıl dava değeri 121.709,15 TL ve birleşen davada asıl alacak miktarı yönünden 345.505,77 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu durumda işbu asıl ve birleşen dosyaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin olup, inceleme yapılamayacağından temyiz dilekçelerinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle ayrı ayrı reddi gerekmiştir.2- Taraf vekillerinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraflar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların asıl ve birleşen 2018/863 Esas sayılı dosyaya yönelik temyiz dilekçelerinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,2. (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan karşı davaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harçların karşı dava yönünden taraflara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.