Cezayirde çalışan şantiye şefinin iş sözleşmesi feshi sonrası fazla çalışma, ihbar tazminatı, ücret ve ulusal tatil alacakları ile uygulanacak hukuk ve husumet uyuşmazlıklarında Yargıtayın temyiz değerlendirmesi.
Özet: Davacı işçinin Cezayirdeki davalıya ait şantiyede şef olarak çalışırken iş akdinin haksız feshedildiği iddiasıyla ihbar tazminatı, ödenmeyen ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsili talebiyle açtığı davada; ilk derece ve istinaf mahkemelerinin uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması, davalının husumet ehliyetinin bulunması ve davacının alacaklara hak kazanması yönündeki kararlarının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtayın üst düzey yönetici konumundaki işçinin görev ve sorumluluklarına uygun ücret ödenmesi halinde ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağı hususunu değerlendirdiği bir işçi alacakları uyuşmazlığıdır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1311 E., 2025/79 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 52. İş MahkemesiSAYISI : 2021/620 E., 2023/125 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının Cezayir'de bulunan işyerinde şantiye şefi olarak 15.07.2016-15.06.2017 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılıklarının ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının, müvekkili Şirketin çalışanı olmadığını, somut uyuşmazlığa Cezayir hukuku uygulanması gerektiğini, davacının herhangi bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının 15.07.2016-15.06.2017 tarihleri arasında davalıya ait yurt dışındaki işyerinde alt işveren Şirket bünyesinde 11 ay süreyle çalıştığı, taraflar arasında yurt dışı iş sözleşmesinin olmaması, davacının Türk vatandaşı olması, davalının da Türkiye'de ticaret siciline kayıtlı olması nedenleriyle somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiği, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği, ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının ödenmeyen ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu ancak hafta tatillerinde çalıştığını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında Cezayir hukukunun uygulanmasına ilişkin olarak yazılı sözleşme bulunmadığından somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir hata bulunmadığı, yurt dışı giriş çıkış kayıtları, tanık beyanları, ödeme kayıtları ve sair dosya bilgileri birlikte değerlendirildiğinde davalı Şirkete yöneltilen husumette hata bulunmadığı, Mahkemece dosya kapsamıyla uyumlu tanık beyanları esas alınarak değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, davalı tarafça iş sözleşmesinin ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğuna ilişkin delil sunulmadığı, hükmolunan alacakların zamanaşımına uğramadığı, alacaklara uygulanan indirim oranının yerinde olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut uyuşmazlığa Cezayir hukukunun uygulanması gerektiğini ve Cezayir hukukuna göre dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını,2. Davacının, müvekkilinin çalışanı olduğunu ispatlayamadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, 3. Davacının hükme esas alınan hesaplamalardaki ücretinin hatalı belirlendiğini, 4. Tanıkların gerçek dışı ve çelişkili beyanlarda bulunduğunu, ayrıca davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olduklarını, beyanlarının hesaplamalarda dikkate alınmasının hatalı olduğunu, 5. Davacı şantiye şefi olarak çalıştığından günlük çalışma sürelerini kendisinin belirlediğini, fazla çalışma alacağının reddine karar verilmesi gerektiğini, 6. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, somut uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, husumet, davacının aylık ücretinin miktarı, dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşyerinde üst düzey yönetici konumunda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye, aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da Şirket ortağı bulunması hâlinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O hâlde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıkta; davacının, davalıya ait işyerinde şantiye şefi olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Şantiye şefinin çalışma düzenini kendisinin belirlemesi ve dosya kapsamına göre çalıştığı şantiyede davacı işçi üzerinde çalışma koşullarını düzenleyen başka bir amirin olmaması, davacının projeyi sevk ve idare eden kişi olması nedeniyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir. Buna göre davacının çalışma düzenini kendisinin belirlediğinin anlaşılması karşısında, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.