Yargıtay, hakim reddi talebine ilişkin itirazın incelenmeden ve usulsüzce yargılamaya devam edilerek esas hakkında mütalaa alınmasını hukuka aykırı buldu.
Özet: Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının istinaf incelemesi sonucunda onanması hukuka aykırı bulunmuştur; çünkü ilk derece mahkemesi, hakimin reddi talebinin usule aykırı biçimde geri çevrilmesi ve bu karara yapılan itirazın incelenmesi için yetkili merciye gönderilmeden yargılamayı sürdürerek esas hakkında mütalaa almak suretiyle, sanığın savunma ve adil yargılanma hakkını kısıtlamış, bu durum davanın yeniden incelenmesini gerektiren temel bir usul hatası teşkil etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2112 E., 2023/651 K.SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesi gereğince sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi, aynı olayla ilgili yargılamanın beraber yürütülmesinin gerekmesi sebebiyle diğer sanık hakkında verilen tefrik kararının hukuka aykırı olduğuna, Mahkeme başkanının sanığın sözünü keserek, taleplerini keyfi olarak reddederek ve sanığın duruşma salonu dışına çıkartarak tarafsızlığını kaybettiğine, reddedilen hakimin müzakereye katılması sebebiyle hakimin reddi talebinin usule aykırı olarak reddedildiğine, hakimin reddi talebi sonuçlanana kadar olağan yargılama faaliyetlerine ara verilmesi gerekirken esas hakkında mütalaanın alındığına, hakimin reddi talebinin geri çevrilmesine yapılan itiraz üzerine verilen itirazın reddi kararına yapılan itirazın merciine gönderilmediğine, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarih ve 2022/411 D. İş sayılı kararının itiraz yolu açık olarak verilmesi neticesinde meydana gelen yanıltmanın telafisi imkansız sonuçlar doğurduğuna, kanun yolu bildirimine güvenen sanık müdafiinin mazeretli sayılma isteminin reddine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın davaya konu olay ile ilgili işlenmemiş görüntülerin getirtilmesi talebinin reddedildiğine, tanıklar ve şikayetçilerin dinlenilmediklerine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin savunma hakkı kapsamında olduğuna, sanığın haksız şekilde duruşma salonundan çıkartılması sebebiyle kolluk görevlisinin eylemi hukuka aykırı olduğundan görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşmayacağına yöneliktir. III. GEREKÇEYargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-389 Esas, 2019/608 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 29. maddesinde reddi istenilen hâkimin ret isteği karara bağlanıncaya kadar yapabileceği ve yapamayacağı işlemler ile yapabileceği işlemlerin geçerli olup olmadığı hususları düzenlenmiştir.Söz konusu maddeye göre reddi istenen hâkimin, ret hakkında bir karar verilinceye kadar ancak gecikmesinde sakınca bulunan işlemleri yapıp diğer işlemleri yapmaması gerekir. Maddeye eklenen 2. fıkraya göre ret isteği oturum sırasında yapılmış ise; ret konusunda karar verilmesi için oturuma ara verilmesi gerekse bile hâkim o oturumdaki duruşmayı sürdürmek durumundadır. Ancak bu durumda da 5271 sayılı Kanun'un 216. maddesi uyarınca tarafların iddia ve sözlerinin dinlenmesine geçilemez ve ret konusunda karar verilmeden reddedilen hâkim tarafından yeni oturum başlatılamaz. Madde metnindeki "söz" ibaresi ile delillerin ortaya konulması ve tartışılması bittikten sonra yargılama sonuçlandırılırken taraflara verilmesi gereken söz kastedilmektedir. Reddi istenen hâkim katılanın son iddiası, Cumhuriyet savcısının esas hakkında görüşü ve sanık ya da müdafiinin esas hakkındaki savunmasını soramayacaktır. Oturumda yargılama bu noktaya geldiğinde reddi istenen hâkimin duruşmaya ara vermesi zorunludur. Ret istemi konusunda verilen ret ya da kabul kararına göre eski ya da yeni hâkimle duruşmanın sürdürülmesi gerekir. Sanık hakkında açılan kamu davasında 31.03.2022 tarihli oturumda sanık ve müdafii tarafından heyet başkanı hakkında hâkimin reddi talebinde bulunulması üzerine aynı oturumda 5271 sayılı Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine karar verildiği, sanık müdafii tarafından aynı oturumda anılan karara itiraz edilmesi üzerine aynı Kanun'un 268. maddesi uyarınca dosyanın itiraz merciine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hazır bulunan Cumhuriyet savcısından esas hakkında mütalaasının alındığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinde hâkimin reddi isteminin geri çevrilmesine ilişkin kararlara itiraz edilebileceğinin belirtilmesi, Mahkemece 31.03.2022 tarihli oturumda verilen hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine reddi istenen hâkimin ret hakkında bir karar verilinceye kadar yalnız gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapabileceğine ilişkin aynı Kanun'un 29/1. maddesindeki açık hükmüne karşın reddi istenen heyet başkanının katılımıyla yargılamaya devam olunarak iddia makamının esas hakkındaki mütalaasının alınması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.10.2025 tarihinde karar verildi.