Kooperatif üyeliğinden ihraç kararının usulüne uygun ihtarname ve tebligat eksikliği nedeniyle iptali davasında bozmaya uyularak verilen kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı kooperatif ortağının üyelikten ihraç edilmesi üzerine açılan davada, yüksek mahkeme, davalı kooperatifin üyesine yaptığı ihtar ve tebligatların usulüne uygun olmaması nedeniyle temerrüde düşürme ve ihraç kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkin önceki bozma kararı doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin üyelikten ihraç kararının iptaline yönelik verdiği kararı, davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek onamıştır.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/220 E., 2021/491 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007 yılında davalı kooperatife üye olduğunu, davalının kooperatif yönetim kurulunun müvekkilinin 27.03.2014 tarihinde ihraç ettiği halde, ihraç kararının kooperatifte davacı adresi olarak kayıtlı olan eşinin işyeri adresine iadeli taahhütlü olarak çıkartıldığını ve tanımadığı birine tebliğ edildiğini, ihraç kararının davacıya ulaşmadığını, 12.06.2014 tarihinde 1.100,00 TL aidat borcunu yatırdığını, ihraç edilmesine rağmen de yaptığı ödemelerin iade edilmediğini ileri sürerek, üyelikten ihraç kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 27.11.2017 tarihli kararı ile davalı kooperatif tarafından davacıya toplam 400,00 TL aidat borcunu ödemesi için çıkartılan 1. ve 2. ihtarlara uyulmamış olduğu, ihraç kararından sonra davacının kooperatife 1.100,00 TL ödeme yapmasının ihraç kararına tesir etmeyeceği, ihtarnamelerin ve ihraç kararlarının davacı ortağı kooperatifin kendi el yazısıyla bildirdiği adreslere tebliğ edildiği, ortaklıktan ihraç kararının yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 27.11.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2008 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, dosyada 1. ihtarname ve tebliğ şerhi bulunmadığı, ihraç kararına dayanak yapılan ikinci ihtarnamede de yukarıda belirtilen şekilde açıklık bulunmadığı, 400,00 TL ana para borcunun 1 ay içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, davacının hangi ay için ne kadar borçlu bulunduğu ayrı ayrı ve açık bir şekilde belirtilmediği, mahkemece, birinci ihtarname sunulmadığından, ikinci ihtarnamede ise hangi aylara ait aidat borcunun istendiği hususu denetlenemediğinden davacının usulüne uygun olmayan ihtarnamelerle temerrüde düştüğü kabul edilerek ihraç kararı verilemeyeceği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; ihraç kararının usule uygun olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.