Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın hakaret suçundan mahkumiyetini, sokağa çıkma yasağı sebebiyle aleniyet unsuru oluşmadığından 125/4. madde uygulanmaması düzeltmesiyle cezasını indirerek onadı.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, istinaf ve temyiz süreçlerinden geçmesinin ardından, eylemin sokağa çıkma yasağı esnasında gerçekleşmesi sebebiyle aleniyet unsurunun oluşmadığı ve 5237 sayılı Kanunun 125/4. maddesinin hatalı uygulanarak fazla ceza tayin edildiği tespit edilmiş; bu durum üzerine yeniden yargılama gerekmeksizin, hüküm fıkrasından ilgili madde uygulamasının çıkarılması suretiyle sanığın hapis cezasının 7 ay 15 güne indirilerek nihai kararın düzeltilerek onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/199 E., 2023/186 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi özetle; olay yerinde bulunan kişilerin dinlenilmediğine, şikayetçilerin beyanlarıyla görüntü çözümlemesindeki konuşmaların çeliştiğine, sanığın hakaret kastı bulunmayıp, eylemin sadece haksız fiile tepki olarak verdiği sözlü tepkiden ibaret, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve takdiri indirim yapılmamasının hatalı ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇESanığın aşamalardaki savunmaları, şikayetçi beyanları, olay tutanağı, CD izleme ve dinleme tutanağı ile tüm dosya kapsamı uyarınca Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde olduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Anlaşılmış, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; sanığın eyleminin ülke genelinde sokağa çıkma yasağının olduğu zaman diliminde gerçekleştiği anlaşılmakla suçun aleniyet unsurunun oluşmamasına karşın, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303/1-h maddesi gereği, hüküm fıkrasından "5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmasına'' ilişkin kısım çıkarılarak sanık hakkında verilen sonuç hapis cezasının uygulamaya göre '' 7 ay 15 gün''e indirilmesi suretiyle HÜKMÜN, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.