Üretim müdürü pozisyonundan vardiya mühendisi pozisyonuna düşürülen işçinin, çalışma koşullarında esaslı değişiklik gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı feshederek kıdem ve ücret alacakları talebi temyiz incelemesinde.
9. Hukuk Dairesi         2025/7651 E.  ,  2025/9150 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1622 E., 2025/1402 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/147 E., 2023/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve katılma yoluyla davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 18.12.2014 tarihinde vardiya mühendisi olarak çalışmaya başladığını, 07.09.2017 tarihinde davalı işveren tarafından derecesi yükseltilerek slin üretim müdürü pozisyonuna getirildiğini, 04.12.2018 tarihinde işverence hiçbir gerekçe gösterilmeden iş pozisyonunun tekrar vardiya mühendisliğine düşürüldüğünü, yazılı bildirim evrakının kabul edilmediğini, yapılan değişikliğin müvekkilini bağlamadığını, her iki pozisyon arasında müvekkili aleyhine farklar olduğunu, müvekkilinin iş sözleşmesini 10.12.2018 tarihinde haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin ve fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik olduğu konusunda ispat yükünün işçide olduğunu, çalışma koşullarının belirlenmesinin ardından, yapılmak istenenin değişiklik olup olmadığı ve en sonunda işçi aleyhine olduğunun işçi tarafından kanıtlanması gerektiğini, yıllık izinlerin kullandırıldığını, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğini, tüm bordroların imzalı olduğunu, davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 07.09.2017 tarihinde üretim müdürü olarak görevlendirildiği, 04.12.2018 tarihli yazı ile bu kez vardiya mühendisi olarak görevlendirildiği, davacının bu görevlendirme yazısının altına kabul etmediğine dair şerh düştüğü, vardiya mühendisi ile üretim müdürlerinin çalışma şartlarının farklı olduğu, haftalık çalışma düzeni ve haftalık çalışma gün sayılarının farklı olduğu, işçi tarafından yapılan feshin haklı olduğu, davacının kullandırılmayan yıllık izinleri ile ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacağı talepleri yönünden ıslah dilekçesine karşı sürülen zamanaşımı def'i dikkate alınarak 24.10.2016 tarihi öncesi alacakların zamanaşımına uğradığı, Mahkemece resen hesaplama yapıldığı ancak gerekçeli karar yazım aşamasında fark edildiği şekliyle 24.10.2016 tarihi ve öncesine yönelik zamanaşımına uğrayan kısımların dışlanması gerekirken 24.10.2017 tarihi öncesi yönünden sehven değerlendirme yapıldığı, bu şekliyle kurulan hükümlerde maddi hata olduğu, bu durumun tavzih yoluyla değiştirilmesininde mümkün olmadığı, kanun yolu incelemesinde bu hususların gözetilmesi gerekeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hüküm altına alınan kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve hafta tatili ücret alacakları bakımından bir hata bulunmadığı ancak fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları ile ücret alacağı bakımından ıslah tarihinin 27.01.2022 tarihi olduğu ve duran zamanaşımı süreleri de dikkate alındığında 24.10.2017 tarihi öncesi alacakların zamanaşımına uğradığının kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının bordroda yer alan ücretin dışında afaki olarak belirlenen ücret dikkate alınarak hesaplanmaların yapılmasının hatalı olduğunu,
b. Davacı tarafça haklı fesih ispat edilemediğinden kıdem tazminatına hak kazanamadığını,
c. Müvekkili nezdinde davacının ödenmeyen fazla çalışma, yıllık izin ile hafta tatili ücret alacağının bulunmadığını,
d. Tüm bordroların imzalı olduğunu, davacının ücret zamlarının fazla çalışma tahakkuku ile yapıldığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür.
2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;
Bölge Adliye Mahkemesince müvekkilinin alacaklarının eksik hesaplandığını, zamanaşımına uğramayan alacakların zamanaşımına uğramış gibi değerlendirme yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret seviyesi, zamanaşımı ile talep edilen alacakların ispatı ve hesaplanmasına ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.