Mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide etmeyen kaba sözlerin hakaret sayılmayarak ve ek savunma hakkı ihlaliyle verilen mahkumiyetin bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın mağdurlara yönelik sözlerinin onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp yalnızca kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına ve bu sebeple sanığın beraati gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ayrıca iddianamede talep olunmayan ve sanığa ek savunma hakkı verilmeden Türk Ceza Kanununun 125/4. maddesinin uygulanmasının usul hatası teşkil ettiğine hükmederek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını bozmuştur.
4. Ceza Dairesi         2023/9328 E.  ,  2025/17040 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2823 E. 2022/3155 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığa ek savunma hakkı verilmeden iddianamede talep olunmayan TCK'nın 125/4. maddesi uyarınca hüküm kurularak, CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edildiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
Sanığın temyiz istemi; kamu görevlilerine hakaret etmediğine, dosyada hakaret ettiğine dair somut bir delil bulunmadığına, kullanılan sözlerin hakaret niteliğinde olmadığına, kaba ve nezaketsiz olarak kabulü gerektiğine, suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına ve ek savunma verilmeden iddianamede talep olunmayan TCK'nın 125/4. maddesi uyarınca hüküm kurularak CMK'nın 226. maddesine aykırı davranıldığından bahisle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın mağdur, şikayetçi ve katılanlara hitaben söylediği iddia ve kabul edilen sözler muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre,
Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226/2. maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gediz Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.10.2025 tarihinde karar verildi.