İş sözleşmesinin iki yıl içinde feshi nedeniyle işverenin talep ettiği eğitim masraflarının tahsiline ilişkin davada, faturalar ve bilirkişi raporları ışığında gider hesaplama yönteminin tespiti ve önceki bozma kararları sonrası yargılamanın sürdürülmesi.
Özet: İşveren, iş sözleşmesindeki taahhüde aykırı olarak iki yıl içinde istifa eden işçiden eğitim masraflarının tahsilini talep etmiş; dava, masrafların başlangıçta yeterince belgelenememesi nedeniyle reddedilmiş, ancak temyiz üzerine eksik bilirkişi incelemesi gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece kısmen kabul edilen karar, bu kez hesaplamanın resmi vergilendirilmiş faturalar yerine dava dışı şirketin yazısı esas alınarak yapılması ve buna göre hüküm kurulmasının isabetsizliği nedeniyle bir kez daha bozulmuştur.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/138 E., 2024/80 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 11.03.2013 tarihinde müvekkili Şirkete ait işyerinde tıbbi tanıtım ve satış temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesini 30.09.2013 tarihinde haklı bir neden gösterilmeksizin feshettiğini, davalının işe başlamasından itibaren 2 yıl içinde istifa ettiğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin “özel şartlar” başlıklı 8/25 hükmü uyarınca davalıya yapılan iş eğitim masraflarının tahsilinin gerektiğini, müvekkil Şirket ile davalı arasında imzalanmış olan 16.02.2013 tarihli “Eğitim protokolü” uyarınca da müvekkili Şirket tarafından 16.02.2013-03.03.2013 tarihleri arasında düzenlenmiş olan tıbbi tanıtım ve satış temcilciliği kursuna katıldığını, protokolün 10. maddesinde “Kursiyer, kurs sonunda işe alındığı takdirde aldığı eğitime karşılık olmak üzere asgari 2 yıl çalışmayı taahhüt eder. İşe başlamasından itibaren 2 yıl içerisinde istifa etmesi veya iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 25/II maddesi gereği feshedilmesine neden olan davranışlarda bulunması hâlinde işverenin verdiği eğitim nedeniyle yaptığı masrafları karşılamayı ve işverenin zararını tazmin etmeyi peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder.” hükmünün yer aldığını belirterek eğitim masraf ve giderlerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacı bünyesinde 11.03.2013 tarihinde tıbbi tanıtım ve satış temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, 24.09.2013 tarihinde iş sözleşmesini 30.09.2013 tarihinden geçerli olmak üzere ailevi sebeplerden dolayı feshettiğini, sözleşmede yer alan cezai şartın işçi aleyhine olacak şekilde tek taraflı düzenlendiği için geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIİstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile; işverenin toplu olarak verdiği eğitimler sebebiyle yapmış olduğu giderlerin işçi başına düşen tutarının, aynı dönemde eğitim alan işçi sayısına bölünmek suretiyle belirleneceği, konuya ilişkin içtihat gereği davacı işverence verilen eğitim bedelinin fatura veya eşdeğer belgelerle kanıtlanmasının zorunlu olduğu, ancak eğitim bedelini gösteren her hangi bir belge veya fatura ibraz edilmediğinden bu eğitimlerin işverene maliyetinin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 22.09.2020 tarihli karar ile; Mahkemece davacı Şirketin yaptığı eğitim giderlerine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı belirtilmiş ise de 18.09.2014 tarihli duruşmada davacı vekiline bilirkişi kök raporunda belirtilen eksikliği gidermesi, elindeki belgeleri sunması için süre verilerek ek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar tesis edildiği, ara karar üzerine davacı vekilinin 02.10.2014 havale tarihli dilekçesi ekinde hesaplama yapılması için eğitimle ilgili bir takım fatura ve belgeler ibraz ettiği, alınan ek bilirkişi raporunda ise bu belgelerin değerlendirilmediği anlaşılmakla yapılacak inceleme ile denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemece 23.06.2021 tarihli karar ile; bilirkişiden ek rapor aldırıldığı ve raporda hesaplanan tutarda alacağın hüküm altına alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairece 20.04.2022 tarihli karar ile; Mahkemece hükme esas alınan 05.04.2021 tarihli bilirkişi kök raporunda, dava dışı şirket tarafından davacıya hitaben yazılan 30.09.2014 tarihli yazıda yer alan tutarlar esas alınarak hesaplama yapılarak 826,47 Euro alacak belirlendiği, tarafların itirazı üzerine düzenlenen ek bilirkişi raporunda ise, aynı dava dışı şirket tarafından düzenlenen faturada yer alan bedel ve eğitime katılan kişi sayısı üzerinden yapılan orantısal hesaplama ile davacı adına yapılan eğitim gideri masrafının miktarının mütalaa edildiği, buna göre muhasebe kayıt sistemi uyarınca resmî olarak düzenlenip vergisi tahakkuk ettirilerek ödenen fatura esas alınarak düzenlen bilirkişi ek raporu hükme esas alınması gerekirken, aynı zamanda gerekçesi de açıklanmadan kök bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmesinin isabetsiz olduğu ve talebe aykırı hüküm kurulduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilâm başlığında esas ve karar numarası belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacıya hitaben yazılan 30.09.2014 tarihli yazıda söz konusu tarihlerde yapılan kursa ilişkin davalıya ait konaklama giderinin toplamının 1.147,00 Euro olduğu, Yargıtay kararı ile 03.03.2013 tarihli fatura kapsamında hesaplama yapılması gerektiğinden bu yönde hesaplama yapılarak hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminat talepli davada Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3 hükmüne aykırı şekilde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasında uyuşmazlık; vekâlet ücretine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.