Yaralamalı trafik kazası sonucu daimi iş göremezlik tazminatı talebi, sigorta şirketi sorumluluğu, itiraz hakem heyeti kararı ve temyiz süreci incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacının sigortalı aracın karıştığı yaralamalı trafik kazasında malul kalması üzerine davalı sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatları talep ettiği, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin farklı miktarlarda tazminata hükmettiği, davalının ise temyiz başvurusunda maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplama yöntemlerini, teminat limitlerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi gibi çeşitli gerekçelerle kararın bozulmasını talep ettiği bir davayı ele almaktadır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/572 D.İş - 2024/5573 K. SAYISI : 2024/İHK-26727SAYISI : K-2024/12612İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile 06.05.2022 tarihinde yaralamalı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 15.200,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 572.832,48 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkiline dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, bakıcı gideri tazminatının brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştirIII. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 56.108,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 16.723,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 572.832,48 TL tazminatın 15.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun somut olayda bulunmamasına göre davalı vekilinin buna yönelik itirazlarının reddine ve davacı ile araç sürücüsünün arkadaş olmaları nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğinden ve davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve 11 günlük süreye isabet eden 1.834,80 TL geçici iş göremezlik tazminatının kabul edilen geçici iş göremezlik tazminatından düşülmesi gerektiğinden buna yönelik itirazlarının kabulü ile davanın kabulüne, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 43.419,34 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 13,378,80 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 556.798,14 TL tazminatın 15.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça müvekkiline dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı limitinin tek teminat kapsamında olduğunu ve teminat limitinin aşıldığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi suretiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, davalı tarafça hükmedilen faiz türüne ilişkin itirazın, itiraz aşamasında ileri sürülmemiş olmasına,progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limitinin 500.000,00 TL, sağlık gideri teminat limitinin ise 500.000,00 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Dosyanın incelemesinde, geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki 500.000,00 TL sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 3- 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Kanun'un 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir. Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.Davaya konu olay nedeniyle yürütülen ceza soruşturmasında olay sonrasına ilişkin olarak görgü sahibi olan tanıklarca davacının araç içerisinde olmadığını gördüklerinde kaza mahalline baktıklarını ve davacının aracın birkaç metre ilerisinde yarı baygın halde olduğunun beyan edildiği görülmüş ve yine davacıya ait 06.05.2022 tarihli genel adli muayene formunda davacının araçtan fırladığının ifade edildiği görülmüştür.Somut olayda; yolcu konumunda olan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve emniyet kemeri takmadığı hususu olaya ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında alınan tanık beyanları ile sabittir. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK'nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.