Yurt dışında çalışan işçinin kıdem, ihbar ve sair işçilik alacakları davasında, tarafların hukuk seçimi anlaşması gereği Irak hukukunun uygulanması ve bu doğrultuda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine dair bozma kararı.
Özet: Dava, yurt dışı şantiyelerinde çalışan işçinin haksız fesih iddiasıyla kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti gibi alacak taleplerine ilişkin olup, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, iş sözleşmesindeki yabancı hukuk uygulamasına yönelik hükümleri yeterli bilgilendirme yapılmadığı ve genel işlem şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddederek Türk hukukunu uygulamışken, Yargıtay, tüm çalışma dönemi için taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğunu belirterek uyuşmazlığın Irak hukukuna göre çözülmesi ve bu doğrultuda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğine hükmetmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/6827 E.  ,  2025/9135 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/236 E., 2025/143 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015-2017 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, işten çıkarıldığı tarihte aylık net 4.000,00 USD ücret aldığını, haftanın 6 günü 06.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ayda iki gün hafta tatili kullanabildiğini, dinî bayramların arefe günü yarım gün ve birinci günleri dışında kalan tüm bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözümünde yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, davacının sadece yurt dışı inşaat projelerinde çalışmak üzere istihdam edildiğini, bu nedenle iş ilişkisinde yabancılık unsuru bulunduğunu, doğduğu iddia edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının proje bazlı bir işte belirli süreli iş sözleşmesine dayalı olarak çalışması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının iş sözleşmesinin işin bitimi nedeniyle sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirketin çeşitli yurt dışı projelerinde 24.06.2015-21.03.2017 tarihleri arasında çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiği, bu kapsamda davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 30.05.2022 tarihli kararı ile; somut olayda sözleşmedeki yazıların 12 punto dahi olmadığı, çalışma süresi, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ile yıllık izine çalışılan ülke hukukunun uygulanacağı, o ülkede düzenleme yoksa Türk hukukunun uygulanacağının yazıldığı, sözleşmenin 2. maddesinde işin yapılacağı ülkedeki çalışma koşulları, ücret, günlük, haftalık ve fazla çalışma sürelerine ve hafta tatili ve genel tatillere ilişkin koşullar ve ödenecek karşılığına dair işçiye ve kuruma bilgi verileceği düzenlenmiş ise de 10 mm küçük puntolarla yazılı bu maddelere uygun bilgilendirme ve aydınlatma yapıldığına ilişkin belge sunulmadığı, sözleşme yapılmasının amacının tarafların birbirlerine karşı hak ve borçlarının belirlenmesi iken sözleşmedeki çalışılan ülkede belirtilen hususta düzenleme yoksa Türk hukukunun uygulanacağının yazılmasının işverenin dahi o ülke mevzuatı konusunda yeterince bilgiye sahip olmadığını gösterdiği, belirtilen nedenlerle davacının bilgilendirildiğinin ispatlanamadığı, basitçe sözleşmeye yazılması mümkün iken açıkça o ülkedeki geçerli çalışma gün ve saatlerine ilişkin sürelerin yazılmadığı anlaşılmakla içeriği taraflarca bilinmeyen ve açıkça Mahkemece de denetlenemeyen genel işlem şartı şeklindeki bu maddelerin taraflarca hiçbir şekilde müzakere edilmediğinin de açık olduğu, bu nedenlerle davada yabancılık unsuru bulunmadığına yönelik İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, aylık ücret miktarının dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının tüm çalışma yönünden taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan, uyuşmazlıkta Irak hukukunun uygulanması gerektiği, hâl böyle olunca, Irak hukukunda uzman bir bilirkişiden de denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, kıdem ve ihbar tazminat ile işçilik alacaklarına yönelik hükümlerin kamu düzenine yönelik hükümler olduğunu,
b. Davacının net ücretinin eksik brütleştirildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
b. Davacı tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
c. Brüt ücret hesaplamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanması gereken hukuk ile kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.