Tacirlere verilen kurumsal banka ve kredi kartı borcundan kaynaklanan icra takibine ilişkin usulsüz hesap katı ve faiz itirazlarını içeren menfi tespit davası.
Özet: Bu menfi tespit davası, bir tacirin banka tarafından kurumsal kredi borcundan başlatılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankanın hesap kat ihtarı yapmadan takibe geçtiğini, haksız faiz uyguladığını ve rehinli araç satışı ile diğer tahsilatları borçtan düşmediğini iddia ederek iptalini talep etmesi; bankanın ise ihtarın usulüne uygun yapıldığını ve takibin kesinleştiğini savunması üzerine, bilirkişi raporuyla kredi sözleşmeleri, rehin, ihtar ve yapılan ödemelerin detaylandırıldığı bir uyuşmazlıktır.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/668 Esas
KARAR NO : 2026/22
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 30/11/2022
KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ------- İcra Müdürlüğü'nün-------- E. sayılı dosyası üzerinden Rehinin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İcra Takibi başlatıldığını, davalı tarafça açılmış olan iş bu takibin tamamen usul ve yasaya aykırı bir şekilde açıldığını, davacı yanın alacağına karşılık başlatılmış olan işbu icra takibinde hesap kat ihtarını usul ve yasaya aykırı bir şekilde gerçekleştirmiş olmasına rağmen müvekkilinden takip önce faiz talep ettiğini, yine davalı yan iş bu takip üzerinden müvekkile ait ve rehine konu--------- plakalı aracı 15.11.2013 yılında 44.750,00 TL bedel ile satmış olmasına rağmen ve müvekkilinin takip öncesi birçok ödeme yapmış olmasına rağmen dosyaya yüksek oranda faiz işleterek adeta dosyada hiçbir tahsilat olmamış gibi halen dosya derdest bir şekilde devam ettiğini, davalı yan tarafından yapılan işlemlerin ve dosya alacağına uygulanan faiz oranı açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yanın haksız kazanç elde ettiğini, yine davalı tarafından dosyaya konu borcun usulüne uygun bir şekilde kat edilip daha sonra icra takip işlemlerine başlanılması gerekir iken tamamen usul ve yasaya aykırı bir şekilde kat ihtarı yapılmada icra takip işlemlerine başlanıldığını, takibe konu kredi alacaklarına ilişkin davalı tarafça müvekkile gönderilen kat ihtarı usule aykırı olduğundan ve hali ile müvekkiline usule uygun kat ihtarı yapılmadığından söz konusu takibe konu borç muaccel hale gelmediğini beyan ederek icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça kredi borcunun ödenmemesi üzerine imzalanan sözleşme uyarınca davacı / borçlu aleyhine huzurdaki davaya konu icra takibinin başlatıldığını, icra takibi öncesinde davacı tarafın iddiasının aksine müvekkili banka tarafından keşide edilen --------- Noterliği 03.09.2013 T. --------- yevmiye nolu hesap kat ihtarı 06.09.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu davacı tarafından hesap kat ihtarına itiraz edilmeksizin huzurdaki dava konusu borcun kesinleştiğini, müvekkili banka tarafından davalı aleyhine başlatılan huzurdaki dava konusu icra takibi açılış tarihi 25.09.2013 olup işbu icra takibine, takip içeriğine, borca, faiz ve ferilerine, araç satış süreci de dahil icra takibi sürecindeki hiçbir aşamaya itiraz edilmediğini, icra takibinin tümüyle kesinleştiğini, yine davacı tarafın iddiasının aksine rehnin paraya çevrilmesi kapsamında araç satışı nedeniyle ve ilgili tüm ödemeler dosya kapsamında sabit olduğunu, davaya konu icra takibi ve kapsamı tamamen usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; taraflar arasında 23.11.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalandığını, sözleşme kapsamında davacıya 315.000,00 TL kredi kullandırıldığını, 3.11.2011 tarihli rehin sözleşmesi imzalandığını, -------- ---------- Plakalı aracı 60.000 TL üzerinden bankaya rehin ettiğini, 17.09.2012 tarihli Yapılandırma Protokolü imzalandığını,--------- Nolu kredinin taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında 17.09.2012 tarihinde kullandırılan 74.762,00 TL Anapara, aylık %1,10 akdi faiz oranlı 60 ay vadeli, 60 taksitli Ticari Taksitli Yapılandırma Protokolü Kredisi olduğunu, kullandırılan kredi için 3.07.2013 tarihinde 17.04.2013 tarihli 7. Taksit ödemesinin yapıldığını, bu tarihten sonra takip tarihine kadar ödeme olmadığını, bankanın --------- Noterliği 03.09.2013 Tarih ----------- yevmiye nolu ihtarname göndererek hesapları kat ettiğini, yapılan hesaplama neticesinde takip tarihi itibari ile; ¸ şeklinde bankanın alacaklı olduğunu, takip devam ederken rehinli aracın satıldığını, 15.11.2013 tarihinde 44.750,00 TL “Tahsil Şube :---------, Sicil No : -------- , ---------- PLK.ARAC BANKAMIZCA İCRADAN” açıklaması ile ödeme yapıldığını, 8.06.2022 tarihli “Maaşın 1/4 üne, Tazminatlarının, Sosyal hak ve Alacaklarının tamamına, Emekli ikramiyesine,” Haciz kararı ile takip dosyasına ödemeler olduğu, İcra dosyasından bankaya reddiyat ödemeleri gönderildiğini, İcra dosyasından bankaya 20.12.2022 –3.09.2024 Tarihleri Arasında 20 adet farklı tarih ve tutarlarda toplam 94.069,43 TL ödeme yapıldığını, TBK 100’e göre banka alacağından düşüldüğünde; 30.11.2022 Harç İkmal Tarihi itibariyle banka alacağının 164.720,33 TL, 13.09.2024 tarihi itibari ile 96.376,62 TL olduğunu belirtmiştir.Dava, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır.Davanın ---------İcra Müdürlüğü-------- sayılı dosyasından davacının borçlu olmadığının tespiti ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi hususuna ilişkin olduğu tespit edildi.Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller taraf beyanları banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, genel kredi sözleşmesi, rehin sözleşmesi, yapılandırma protokolü hep birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, hesabın usulüne uygun kat edildiği, davacı yanın temerrüde düşürüldüğü tespit edilmiştir.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda takip tarihi itibari ile davalı bankanın 72.386,59 TL asıl alacak, 1.333,12 TL işleyen faiz 65,22 TL masraf olmak üzere toplam 73.784,93 TL alacaklı olduğu, davalının 4.494,91 TL bedel yönünden davasında haklı olduğu kanaatine varılmıştır.Menfi tespit davasının reddi halinde, davalı - alacaklı lehine tazminata hükmedilir. Bu tazminata hükmedilebilmesini tek şartı, davacı borçluca tedbir kararı alınarak takibin durdurulmuş olması gerekir. Bu halde mahkemece resen talep olmasa dahi tazminata hükmeder. Tazminat miktarı alacağın %20'sinden az olamaz. Bu kapsamda somut olayda, takibin durdurulması yönünde ara karar kurulmuş ise de davacının teminatı yatırmadığı, tedbir ara kararının yerine getirilmediği anlaşılmakla davanın tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Tüm açıklamalar ışığında davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davacının --------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. sayılı dosyasında 4.494,91 TL miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin 72.386,59 TL asıl alacak, 1.333,12 TL işleyen faiz 65,22 TL masraf olmak üzere toplam 73.784,93 TL üzerinden devamına,
2-Davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli 307,04 TL harcın mahsubu ile davalıdan tahsiline hazineye irad kaydına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 4.494,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davadan önce gidilen arabulucuklukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 179,15 TL'sinin davalıdan, 2.940,85 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Davacı tarafından sarfedilen 7.203,75 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 413,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 6.790,10 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026