Cezaevindeki sanığa usulsüz gerekçeli karar tebliğinin, temyiz süresini uzatarak hırsızlık suçundan istinafın esastan reddini ve hükmün onanmasını sağlaması.
Özet: Cezaevindeki sanığa gerekçeli kararın içeriği usulüne uygun okunup anlatılmadığı için tebliğin geçersiz kabul edilmesi neticesinde süresinde olduğu belirlenen temyiz başvurusunda, sanığın hırsızlık suçunu işlemediği, kamera görüntülerinin yetersiz olduğu ve kriminal inceleme talebine ilişkin itirazlarının hukuka uygun bulunmadığı, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine yönelik kararında herhangi bir isabetsizlik tespit edilmediği gerekçesiyle, temyiz isteminin esastan reddi ile bölge adliye mahkemesi kararının oy birliğiyle onanmasına hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/10729 E.  ,  2025/19604 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/57 E., 2018/463 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yokluğunda verilen karar, tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup, anlatılma suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen gerekçeli karar tebliğine ilişkin 08.03.2018 tarihli tebliğ belgesi içeriğine göre tebliğ işleminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmayıp geçersiz olduğunun anlaşılması nedeniyle, sanığın öğrenme üzerine sunduğu 22.10.2018 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, suçu kendisinin işlemediğine, kameradaki şahsın yüzünün belli olmadığına, görüntünün kriminale gönderilip kim olduğunun ortaya çıkarılmasını istediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılanlara yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.