Kooperatif üyesinin, iflas eden kooperatiften dairesinin tapu iptali ve tescili talebinin, iflas hükümleri uyarınca para alacağına çevrilerek reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bir kooperatif üyesi, tüm aidatlarını ödemesine rağmen eşitlik ilkesi ihlal edilerek dairesinin devredilmemesi ve arsa sahibi ile üçüncü şahıs adına kayıtlı olması sebebiyle tapu iptali ve kendi adına tescil talebinde bulunmuştur; ancak kooperatifin iflas etmesi üzerine ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının aynî hakkının iflas hukuku gereği para alacağına dönüştüğü ve doğrudan tescilin mümkün olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacı ise dairesinin iflas masasına dahil olmaması ve eşitlik ilkesi uyarınca kararın bozulmasını talep etmektedir.

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/16 E., 2025/106 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI: 2022/252 E., 2024/1020 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatife tüm ödemelerini yaptığını, davalı kooperatif tarafından daha az ödeme yapan üyelere dahi daireleri devredilmişken, Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde davacıya dairesinin devredilmediğini, davacıya tahsis edilen dairenin 1/2 hissesinin arsa sahibi olan diğer davalı..., 1/2 hissesinin ise dairede hiç bir hak sahibi olmayan davalı ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, arsa sahibinin kendi dairelerini aldığını ileri sürerek ... İlçesi, 1017 ada, 1 parsel, 34 numaralı dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının, dava dışı ... ile imzalamış olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca dava konusu bağımsız bölümde teminat amaçlı olarak pay sahibi olduğunu, davalı kooperatifle her hangi bir hukuki ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili ile dava dışı müteahhit ... arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müteahhide verilmesi kararlaştırılan dava konusu dairenin, davalı müvekkilinin gecikme tazminatı ve cezai şart alacakları ödenmediğinden teminat amaçlı olarak tutulduğunu, dava dışı ... ile davalı kooperatif arasında yapılan sözleşmeden dolayı müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin Kayseri 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2022/368 E., 2022/940 K. sayılı ilamı ile 28.11.2022 tarihinde iflasına karar verildiği, kooperatif üyesi olarak davacıya tahsis edilen konutun tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep edilmiş ise de İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 198. maddesindeki ''Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanunu'nun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur." hükmü uyarınca, davacının tescil hakkının para alacağına çevrildiği ve taşınmazın tescilinin kanunen mümkün olmadığı, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca uygulanacak olan Türk Ticaret Kanunu'nun 329. ve 405/2. maddeleri uyarınca kooperatif ortağının ortaklığın iflası halinde kural olarak iflas alacaklısı olamayacağı, diğer bir anlatımla, ortakların ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde ortağa ödeme yapılmasının mümkün olduğu, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereğince ödemelerini yerine getiren davacıya da diğer üyeler gibi dairesinin tapusunun verilmesi gerektiğini, davalı kooperatif adına kayıtlı olmayan ve iflas masasına girmeyen dairenin tapusunun verilmesinin mümkün olduğunu, arsa sahibi...'ın kendi dairelerini aldığını, diğer davalı ...'ın ise dava konusu daireyi teminat amaçlı tutma hakkının bulunmadığını, mahkeme gerekçesine göre kooperatifin iflasında dahili olmayan davacı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile kayıt kabul istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken temyiz karar harcının peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.