6. Ceza Dairesi, tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyizinde dava zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede, Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca bu suçlar için öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, ilk mahkûmiyet kararının verildiği tarihten itibaren inceleme tarihine kadar dolduğu tespit edilmiş; bu nedenle, tebliğname görüşünün aksine, temyiz edilen hükümlerin bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davalarının, yeniden yargılama gerekmeksizin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/252 E., 2016/386 K.SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralamaHÜKÜMLER: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık hakkında yargılama konusu eylemler için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a ve 86/2. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkumiyet tarihi olan 04.05.2016 olduğu ve bu tarihten, inceleme tarihine kadar, 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.