Defolu hız kesici tedariki nedeniyle iş sahibi ile yüklenici arasındaki uyuşmazlıkta, Yargıtayın kusur oranları ve tazminat miktarındaki çelişkili bilirkişi raporları sebebiyle iki kez bozduğu davanın, yeni bilirkişi raporuyla kusur tespiti üzerine verilen karar.
Özet: Taraflar arasındaki hız kesici temini sözleşmesinden kaynaklanan, ayıplı mal iddiasıyla açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kararının, kusur oranları ve zarar miktarının belirlenmesinde bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmemesi ve bozma ilamına rağmen önceki hatalı raporun esas alınması gerekçeleriyle Yargıtay tarafından ikinci kez bozulmasına karar verilmiş, yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden gerekçeli ve denetime elverişli bir raporla tarafların kusur oranları ile hakkaniyetli tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2023/17 E., 2023/859 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı taraflar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVA Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 06.10.2009 tarihli sözleşme ile davalı yüklenicinin kauçuk hız kesici orta gövde, başlık, vida, dübel, güneş enerjili üçgen flaşör reflektifli uyarıcı dikmesinin imâl ve temin işini üstlendiğini, davalı tarafça temin edilen hız kesicilerin bir kısmının parçalandığı, reflektif mazlemelerin standartlara uygun üretilmemesi sonucunda kasislerin işlevsel halini kaybettiğinin tespit edildiğini, davalı yüklenicinin şartnameye uygun teslim yapmadığını belirterek uğradıkları zarar nedeni ile 287.000,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davalının sözleşmedeki malların tamamını davacıya teslim ettiğini, davacının muayene ve kabul işlemleri yaptığını, buna istinaden ... Mühendislik Fakültesi Kimya mühendisiliği bölümünde inceleme yapılarak satılan malların şartnameye uygun olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen zararda kendilerinin kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/4284 Esas, 2016/3707 Karar sayılı ilamı ile davalı yüklenicinin, iş sahibini temin ettiği malzemeler, yaptığı tasarlama ve proje ile şartname konusunda genel ihbar mükellefiyetini yerine getirmemesi sebebiyle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 357/III. maddesi hükmünce bunun sonuçlarından sorumlu olacağı, davacı iş sahibi de montaj hatası ve uyarı levhaları koymamak suretiyle hız kesicilerin hasarlanmasında kusurlu olduğundan kusur konusunda inceleme yapmayan 2. ve 3. bilirkişi kurullarından davacı iş sahibi ile davalı yükleniciye izafe edilebilecek kusur oranları ve her üç bilirkişi kurulundan tespit edilecek kusur oranlarına göre davacı iş sahibinin uğradığı zarar ve istemekte haklı olduğu tazminat miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp değerlendirmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekçesi ile bozulmuştur.2.Mahkemece 24.12.2020 tarihli kararı ile bozma ilamına uyularak bozmadan önceki ilk rapordaki kusur oranı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.3.İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece bu kez, 2021/1314 Esas, 2022/2750 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, mahkemece 2. ve 3. bilirkişi heyetlerinden kusur oranlarının belirlenmesine yönelik rapor alındığı, raporlarda heyetlerin görüşlerini tekrarlayıp yüklenicinin kusursuz olduğunu belirttikleri, bu durumda; raporlar arasında çelişkinin meydana geldiği, mahkemece de raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmadan önceki ilk rapordaki kusur oranı kabul edilerek tazminat miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınmadan re'sen yapılan hesaplama ile karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece yapılacak işin; yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan raporlar arasındaki çelişkiler ve taraf itirazları giderilecek şekilde, davacı iş sahibi ile davalı yükleniciye izafe edilebilecek kusur oranları ve dosyada mevcut tespit raporunda belirtilen hususlar da dikakte alınarak davacı iş sahibinin uğradığı zarar ve istemekte haklı olduğu tazminat miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor almak ve sonucuna göre hüküm kurmaktan ibaret olduğu belirtilerek kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.4.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeni bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda davacının yüzde 90, davalının yüzde 10 kusurlu olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin birim fiyatlı olarak toplam 359.000,00 TL olarak akdedildiği, dava konusu teşkil eden (teklif birim fiyat cetveli dosyada tespit edilememekle birlikte) 10.000 adet kauçuk hız kesici orta gövdenin bedeli 254.000,00 TL ve 2.000 adet kauçuk hız kesici başlığın bedeli 33.000,00 TL olmak üzere toplam 287.000,00 TL olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından ve bu duruma itiraz olunmadığından hareketle davalı tarafa düşen kusur oranı dikkate alındığında davacının davalıdan kullanılamayan ve zarar gören malzeme karşılığı 28.700,00 TL talep edebileceği, davacının fazlaya ilişkin talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.700,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: Üzerinde gece yansıtma özelliği sağlayan kalıcı reflektif yol bantları olmayan malzemeleri kullanmanın teknik olarak mümkün olmadığını, bu özellikleri depoda bile koruyamadığı/ depoda bile korunmasının sağlanamadığını, garanti süresi içerisinde ve imalâttan çok kısa bir süre sonra malzemelerin bantlarının dökülerek hatalı ve ayıplı hale dönüştüğü gerçeğin bilirkişi raporlarına ve temyize konu ilk derece mahkeme kararına yansımadığını beyan etmektedir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:Dosya kapsamındaki tüm raporlarda kusurlarının olmadığının ortaya konulduğunu, müvekkil şirkete ihbar mükellefiyeti de dahil atfı kabil bir kusur bulunmadığının açıkça belirtilmiş iken, bilirkişi heyeti tarafından kusur oranı yazılmadığı gerekçesi ile 2. ve 3. heyetlerin raporlarının göz ardı edilmesinin ve hükme esas alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre, kauçuk hız kesiciler imâl ve temini için yapılan eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, hız kesicilerin ayıplı olarak imâl edilmesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir.1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Her ne kadar mahkemece, davacı tarafından ayıplı olduğu ifade edilen kauçuk hız kesici orta gövde ve başlıklarının sözleşmede yazılı bedellerinin toplam 287.000,00 TL olduğu, zararın sözleşme bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği, davalı tarafa düşen kusur oranı dikkate alındığında davacının davalıdan kullanılamayan ve zarar gören malzeme karşılığı 28.700,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamında bilirkişi heyetinden aldırılan 02.11.2023 tarihli ek raporda, dava konusu yapılan kauçuk hız kesici orta gövde ve başlıkların toplamda hasar bedelinin 60.128,40 TL olarak hesaplandığı, davalının %10 kusurlu olabileceği, bu nedenle davalının talep edebileceği tazminat hasar bedelinin (sözleşme tarihi itibariyle) 6.012,84 TL olarak hesaplandığını belirtmişlerdir. Bu açıklamalardan sonra davanın ispatlanan hasar bedeli olan 60.128,40 TL’nin davalının kusur oranına göre davacı lehine 6.012,84 TL üzerinden kısmen kabul edilmesi gerekirken sözleşme bedeli dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hükmün ve gerekçenin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: 1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının 2. bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/17 Esas, 2023/859 Karar sayılı ve 28.12.2023 tarihli kararının hüküm fıkrasında yer alan 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 numaralı bentlerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine sırası ile "1- Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE, 6.012,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Alınması gereken 410,73 TL harçtan peşin alınan 4.261,95 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 3.851,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 410,73 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla geçerli AAÜT'in 13/2. maddesi gereğince 6.012,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla geçerli AAÜT gereğince 44.148,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 17,15 TL başvurma harcı, 2,75 TL vekalet harcı, 129,20 TL keşif harcı toplamı 149.01 TL ile; posta masrafları toplamı 463,43 TL, bilirkişi ücreti 15.350,00 TL olmak üzere toplam 15.813,43 TL'nin kabul/red oranına göre 330,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan 143,00 TL posta masrafının kabul/red oranına göre 140,01 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, geri kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına ve hüküm fıkrasının bu şekilde düzeltilmesine, 6100 sayılı HMK'nın 370/4. maddesi uyarınca gerekçenin ve hükmün yukarıda belirtildiği şekilde DEĞİŞTİRİLEREK VE DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.