Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesince bozulmuş önceki hükme dayanarak uygulanan hatalı mükerrir infaz rejimini kanun yararına bozdu.
Özet: Bir asliye ceza mahkemesince hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararında, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dayanak gösterilen önceki bir mahkûmiyet hükmünün istinaf aşamasında bozulduğu ve artık tekerrüre esas alınamayacağı göz ardı edildiğinden kanuna aykırılık oluştuğu tespit edilmiştir; bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi kabul edilerek, hükümdeki tekerrüre ilişkin kısım çıkarılarak infazın buna göre yapılmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/13155 E.  ,  2025/19563 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/378 E., 2021/291 K.
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2025 tarihli ve KYB-2025/103466 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanık hakkında, inceleme dışı 21/06/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2018 tarihli ve 2016/552 esas, 2018/138 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilmesini müteakip, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11/12/2023 tarihli ve 2023/2929 esas, 2023/2375 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Sanığın sabit görülen suçtan dolayı mahkumiyetine ve cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2018 tarihli ve 2016/552 esas, 2018/138 sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11/12/2023 tarihli ve 2023/2929 esas, 2023/2375 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, bu suretle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında; 05.05.2020 olan suç tarihinin, 04.05.2020 tarihi olarak yanlış yazılmasının, mahâllinde mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2016/552 Esas, 2018/138 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/2929 Esas, 2023/2375 Karar sayılı ilâmı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında; anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığı, buna göre hükümlü hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2020/378 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle,“Hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın (hüküm fıkrasının 6. bendinin) çıkarılmasına, diğer hususların aynen korunmasına, infazın buna göre yapılmasına,” dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.