Cari hesap ticari ilişkisinde yabancı para faturası ve TL çekle ödeme sonrası ortaya çıkan kur farkı alacağı itirazının iptali yargılaması.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı, yabancı para cinsinden düzenlediği faturalara davalının itiraz etmediğini ve Türk Lirası çek ile ödeme yapılmasına rağmen oluşan kur farkı alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep ederken; davalı ise taraflar arasında döviz ödemesi veya kur farkı talebine yönelik yazılı bir sözleşme ya da fiili uygulama olmadığını, Türk Lirası çek ile ödeme kabul edildiğinde kur farkı istenemeyeceğini belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/845 Esas
KARAR NO : 2026/17
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2024
KARAR TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yabancı para ham maddesini satın alıp yine yabancı cinsi üzerinden davalı adına --------ürünlerinin satışına ilişkin faturalar düzenlediğini, aynı zamanda fiyat teklifini de yabancı para cinsinden yapmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, takibe konu, müvekkilinin, davalı adına düzenlediği 48.088,15 TL ( 1.065,21 Euro) bedelli kur farkı faturasına davalı tarafından itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki mevcut ticari ilişki kapsamında, cari hesap alacağı olarak kaydedildiğini, buna ilişkin e defter kayıtlarının tutulduğunu, gerek fiyat teklifinin gerekse faturaların yaban kesilmesi, faturalara itiraz edilmemiş olması icra takibine konu kur farkı alacağının davalının kabul ettiği manasına geldiğini, davalı tarafın TL çek ile ödeme yaptığını, kur farkı alacağının tahsili için davalı aleyhine-------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının kötü niyetli olarak icra takibini durduğunu belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Davalı vekiline sunulan 02/04/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında-------- İcra Dairesinin ---------- esas sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibine vaki borca itirazları üzerine davacı-alacaklı tarafından açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasına karşı esasa ilişkin itirazlarının; taraflar arasında yabancı para ödemesi ve kur farkı alacağına ilişkin bir sözleşme mevcut olmadığını, davalı müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme kurulmadığını, müvekkili şirket ile davacı tarafın arasında yabancı para ödemesi yapılacağına ilişkin ve kur farkı talep edilebileceğine ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafın ticari ilişki sürecinde herhangi bir biçimde yabancı para birimi talebi yahut iddiasının olmadığını, davacının fiyat teklif formu olarak sunmuş olduğu evraklarda herhangi bir imzanın mevcut olmadığını, tarafların arasında yabancı para ödemesi yapılacağına ve kur farkı alacağı talep edebileceğine ilişkin sözleşme mevcut olmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacının kur farkı talep edebilmesi için taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin veya fiili bir uygulamanın olmasının zorunlu olduğunu, somut durumda taraflar arasında mal satımı ve kur farkı ödenmesine ilişkin olarak yazılı bir sözleşme mevcut olmadığı gibi fiili bir uygulamanın da bulunmadığını, iş bu sebeple davanın reddi gerektiğini, çek ile Türk lirası cinsinden ödeme alındıysa kur farkının talep edilemeyeceğini, fatura döviz cinsinden düzenlenmiş olsa dahi ödeme için Türk Lirası cinsinden çek kabul edilmişse kur farkının talep edilemeyeceğini, çek bir ödeme aracı olmakla beraber döviz cinsi üzerinden de düzenlenmesi mümkün olmakla beraber bedel hanesi verildiği andaki döviz kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceğini, bu sebeple ticari satıma ilişkin döviz cinsinden fatura düzenlenmiş olsa dahi Türk Lirası cinsinden çek ile ödeme kabul etmek kur farkı faturası almaya engel teşkil edeceğini, müvekkili şirket tarafından ödemenin çek ile yapılmış olup çekin ifa yerine geçmek üzere verildiğini, davacının çeki teslim alırken herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunduğunun iddia ve tespit edilmediğini, davacı tarafın Türk lirası cinsinden yapılan ödemeyi açıkça kabul ettiğinin görüldüğünü, iş bu sebeplerden dolayı müvekkili şirketin kur farkı alacağına ilişkin faturaya iade işlemi uyguladığını, çek ile TL cinsinden yapılan ödemelerde kur farkı alacağından söz edilemeyeceğini belirterek müvekkili aleyhine açılmış davanın reddine,  müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasının UYAP'tan celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının davalı aleyhine 48.088,15 TL bedelli kur farkı fatura alacağına dayalı olarak 48.088,15 TL (Kur Farkı Alacağı) alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davanın İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası olduğu, uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, cari hesap ilişkisinin kurulup kurulmadığı, kur farkı anlaşmasının bulunup bulunmadığı, bu yönde uygulama olup olmadığı, var ise davacının takip anındaki alacağının ne olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle; A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı ve davalı şirketlerin 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,Davacının Alacak Talebi Yönünden: Hukuki ve nihai değerlendirmenin tamamı mahkememize ait olmak üzere, sunulan fiyat teklifinin sözleşme niteliğinde olduğunun kabul edilmesi ile çekle yapılan ödemenin mezkur sözleşme şartlarında çekin tahsil edildiği tarihteki EURO karşılığının belirlenmesi gerektiği seçeneğinde davacı şirketin kur farkı talebinde bulunabileceği alacak tutarının 1.278,25 EUR karşılığı 48.088,26 TL olarak hesaplandığı, Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, mahkememizin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların mahkememizin takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşıldığı bildirilmiştir. Dava itirazın iptali davasıdır. Davacı kur farkı fatura alacağına dayalı olarak icra takibinde bulunmuştur. Davalı borçlu süresi içerisinde borca itiraz ederek takip durmuştur. İş bu dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar tacirdir tacir olması sebebiyle her iki tarafın ticari kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Tarafların ticari kayıtları usulüne uygun olarak tutulmuş ve kendi lehlerine delil olarak kabul edilmiştir. Davacı dayanağı kur farkına dayalı olarak fatura alacağıdır. Davacı ile davalı arasında kur farkına dayalı olarak bir protokol yoktur. Yine tarafların ticari kayıtlarında kur farkına dair herhangi bir ticari teamül yoktur. Davacı tarafından kesilen fatura davalı tarafından iade edilmiştir. Taraflar arasında kur farkı uygulanacağını davacı taraf ispat etmelidir. Bunu edememiştir bu sebeple davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 580,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 151,21 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.14/01/2026