7. Ceza Dairesinden 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda nakil aracının müsaderesi ve kazanılmış hakkın gözetilmesi yönünde hükmün düzeltilerek onanması kararı.
Özet: Kaçakçılık suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik hem katılan idare vekilinin nakil aracının müsaderesi talebi hem de sanık müdafiinin diğer itirazları kapsamında yapılan temyiz incelemesinde, sanığın önceki karara göre artırılan hapis ve adli para cezasının kazanılmış hakkı ihlal etmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, ancak yeniden yargılamaya gerek duyulmaksızın, artırılan cezanın sanığın ilk mahkumiyetindeki 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası olarak infazına hükmedilerek, yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2023/3318 E.  ,  2025/13110 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/252 E., 2022/53 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmakla buna hasren yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında suça konu cep telefonu, puro ve sigara cinsi eşyaya yönelik eylemler yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca tek hüküm kurulması gerektiğinden, bu hususun kararda tartışılmaması sonuca etkili görülmemiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından katılan vekili ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında 23.12.2014 tarihli ilk kararda 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği ve kararın sanık ile katılan ... İdaresi vekili tarafından sadece nakil aracı yönünden temyiz edildiği gözetilerek bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucu sanığa 3 yıl 9 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilerek sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün (1)numararalı fıkrasının 4. paragrafının devamına gelmek üzere "Hükmedilen 3 yıl 9 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezasının sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası olarak infazına” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.