Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda etkin pişmanlık hükümleri değerlendirilmediği için yerel mahkeme kararını bozarak konut dokunulmazlığı ihlali hükmünü onadı.
Özet: Yargıtay, asliye ceza mahkemesinin sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurduğu hükmü onaylarken, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanıkların yakalandığında çalınan eşyaların bir kısmının bulunup iade edilmesi ve müştekinin tüm zararının giderildiğini beyan etmesine rağmen, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti amacıyla, müştekinin zararının ne zaman ve ne şekilde karşılandığı ile bu hususta rızasının olup olmadığının yeterince araştırılmaması ve değerlendirilmemesi nedeniyle bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         2023/28311 E.  ,  2025/19552 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/217 E., 2023/565 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde
Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca tayin olunan 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılması sırasında 12 ay hapis cezası yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini edilmiş ise de, sonraki uygulama ile sonuç cezanın doğru hesaplandığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçu yönünden sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıklar yakalandıklarında, sanık ...'in polis aracına attığı çorap içerisinden şikâyetçiye ait çalınan takılardan bir kısmının bulunarak polis tarafından iade edildiği, şikâyetçinin 17.03.2014 tarihli dilekçesi ile tüm zararının giderildiğini, şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında; hırsızlık suçundan oluşan zararın kısmen tazmin edildiği olayda, kısmi iade nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, şikâyetçiden zararının ne zaman karşılandığı hususu sorulup tespit edilerek, bu hususta rızası da sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. veya 168/2-4. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.