Teminat mektubu süre uzatım bildiriminin PTT kaynaklı tebligat hatasıyla teslim edilememesi sonucu yüklenici ve PTTnin sorumluluğu davası.
Özet: Davacının, tamamlanmayan inşaat işleri ve teminat mektubunun süresinin uzatılması bildiriminin yanlış tebliği sonucu nakde çevrilememesi nedeniyle yüklenici ile kargo şirketinden müteselsilen tazminat talep ettiği uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi yükleniciyi eksik işler ve gecikme tazminatından sorumlu tutarken, kargo şirketinin sorumluluğunu yasal mevzuat gereği tebligat hizmet bedelinin yüz katı ile sınırlamış; her iki tarafın karara karşı yaptığı istinaf başvurusu ise bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2024/2794 E.  ,  2025/3780 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/607 E., 2024/623 K.
İHBAR OLUNAN :
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/459 E., 2022/24 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... İnşaat Taahhüt Ticaret ve ... A.Ş. arasında Samsun ...'nun yapımına ilişkin imzalanan sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından verilen 23.03.2016 tarih ve 573.000,00 TL bedelli 30.06.2017 tarihine kadar süreli teminat mektubunun, kesin kabul işlemlerinin gecikeceğinin anlaşılması üzerine süresinin 04.12.2017 tarihine kadar uzatılması aksi halde nakde çevrilmesi hususunda teminat mektubunu veren dava dışı ...Bankası'nın .../Ankara şubesine 06.06.2017 günü yazılan yazının davalı ... ve ... A.Ş. (...) aracılığıyla iadeli taahhütlü olarak tebliğe çıkarıldığını ancak yazının ... Market şubesine götürülerek burada bulunan market çalışanına banka çalışanı gibi tebliğ edildiğini, bankanın yazıdan haberdar olmaması nedeniyle teminat mektubunun süresinin geçtiğini ve tazmin edilemediğini, kesin kabul tutanağındaki eksiklikleri tamamlamayan davacı yüklenici şirketle, tebliğ işlemini yasaya uygun olarak yapmayan diğer davalı ... A.Ş'nin teminat mektubu bedelinden müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek teminat mektubu bedelinin davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... A.Ş. ... ve ... Hizmetleri Usul ve Esasları'nın 70. maddesi uyarınca, önemli ve değerli kağıtları içeren gönderilerin değer konulmuş veya sigortalı hizmet gönderisi şeklinde gönderilmesi gerektiğini, bu halde davalı ...'nin uğranılan zarardan sorumlu olacağını, davacının iadeli taahhütlü olarak yaptığı gönderim nedeniyle davalının sorumluluğunun hizmet bedeli ile sınırlı olduğunu, ayrıca teminat mektubundan asıl sorumlusu olan diğer davalı yüklenici şirkete karşı hukuki yollar tüketilmeden davalı ... A.Ş'den talepte bulunulmasının da hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... İnşaat Taahhüt Ticaret ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 45. maddesine göre, kesin kabulde tespit edilen eksikliklerin yüklenici adına idare tarafından giderilmesi halinde giderim bedeli ile meydana gelen gecikme dolayısıyla uygulanacak olan gecikme tazminatının öncelikle hakediş alacağından, hakediş alacağı kalmamışsa teminattan kesileceğini, sözleşme kapsamındaki işin tamamlandığını ve kesin kabulünün yapıldığını, teminat mektubunun nakde çevrilmesini gerektirecek bir durum kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnşaat Taahhüt ...Limited Şirketi tarafından üstlenilen Samsun ...işinde 02.11.2016 tarihinde düzenlenen kesin kabul tutanağındaki eksiklerin 12.12.2016 tarihine kadar verilen süreye rağmen davalı şirket tarafından giderilmemesi üzerine, davalı şirket hesabına üçüncü bir şirketle imzalanan sözleşme ile toplam 305.498,34 TL'ye eksikliklerin giderildiği, kesin kabul tutanağındaki eksiklikleri kabul eden davalı şirketin bu bu bedelden ve sebebiyet verdiği gecikme dolayısıyla ayrıca gecikme tazminatından sorumlu olduğu, eksikliklerin üçüncü bir kişiye yaptırılması için hesaplanan makul sürenin 155 gün olduğu ve kalan işlerin bedeli üzerinden hesaplanan 23.676,12 TL gecikme tazminatı da dahil edildiğinde davalı yüklenici şirketin teminat mektubundan karşılanmayan toplam 329.174,46 TL'den sorumlu olduğu; tebligat üzerine adresin yanlış yazması nedeniyle davacının, davalı ... görevlisinin alıcı adına uygun olmayan kişiye teslimat yapması nedeniyle de davalı ile karşılıklı olarak kusurlu oldukları, ... A.Ş. ... ve ... Esasları'nın 25/2. maddesinde, ... kargosu ile ... gönderileri hariç kayıtlı yurtiçi diğer ... gönderilerinin, kaybolması veya kapsamının tamamen çalınması halinde, kurul tarafından belirlenen temel ücretinin en fazla yüz katı tutarında tazminat ödeneceği belirtilmiş olduğundan davacı tarafından dava konusu ... gönderisi için ödenen 7,40 TL'nin yüz katı olan 740,00 TL kadar davalı ...'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı yüklenici şirketin teminat mektubundan dolayı sorumluluğunun devam ettiğini, davacının davalı ... A.Ş. ile birlikte karşılıklı kusurlu olduğuna ilişkin mahkeme kabulünün doğru olmadığını, adresin yanlış yazılması halinde gönderiyi iade etmeyerek yanlış adreste yanlış kişiye tebliğ yapan davalının ağır kusurlu olduğunu, davacıya kusur yükletilmesinin doğru olmadığını, her iki davalının da teminat mektubu bedelinin tamamından sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı ... ve ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davacının gönderi adresi olarak yazdığı adrese tebligatın yapıldığını, davalı şirketin gerekmediği halde gönderinin tebliğ edildiği ...'den gönderiyi alarak davacının bildirdiği doğru adrese yeniden tebligat çıkardığını, davalı şirketin kusurlu olmadığını, gönderinin çalınması ve kaybolması gibi bir durum da söz konusu olmadığından ... A.Ş. ... ve ... Esasları'nın 25. maddesinin olayda uygulanamayacağını, reddedilen 572.260,00 TL üzerinden davalı lehine 86.116.40 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser ve hizmet sözleşmelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b. maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre temyize konu birleşen 2013/485 E. sayılı davada davalı aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 740,00 TL olup, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin karar tarihi olan 2024 tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığından kesindir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve ... A.Ş'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.