Yargıtay 2. Ceza Dairesinden hırsızlık suçunda istinaf kararının onanması ve iş yeri dokunulmazlığı ihlalinde temyiz edilemezlik kararı.
Özet: Bu karar, sanıkların iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz başvurularını değerlendirmiştir; iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hapis cezalarının miktarı nedeniyle temyiz yolu kapalı olduğundan bu yöndeki istem reddedilmiş, hırsızlık suçundan ise ilk derece mahkemesinin kararını onayan bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, sanıkların eksik inceleme yapıldığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı yönündeki itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek, tüm hükümlerin usul ve yasaya uygun bulunarak tebliğnameye uygun olarak onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/14027 E.  ,  2025/19530 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1031 E., 2022/618 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanıklar Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, her iki hükmün de eksik inceleme ile kurulduğuna, sanıklar hakkında, suça konu eşya şikâyetçiye soruşturma aşamasında iade edildiği hâlde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, sadece şikâyetçinin "2.000,00 TL zararım var" demesinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması için yeterli bir gerekçe olmadığına, bilirkişi marifetiyle zararın belirlenmesi ve bulunacak bu rakam üzerinden zararın giderilmesi için sanıklara süre verilmesi ve sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın diğer sanıklarla birlikte suçunu samimi olarak itiraf ettiğine ve yargılama süreci boyunca pişmanlığını dile getirdiğine, suça konu eşya, soruşturma sürecinde şikâyetçiye iade edildiğine, bu hususlar dikkate alınmayarak cezada hiçbir indirim uygulanmamasının da isabetsiz olduğuna, hükmün bozulmasına, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, ... hakkında bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından cezalandırılmasına karar verildiğine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından söz konusu kararın onandığına, mahkemenin bu kararının usul ve esas açısından hatalı olduğuna, kararın eksik inceleme neticesinde verildiğine, sanıkların suçu işlediğine dair kesin delil olmadığına, dosyada sadece şüphe yaratacak hususların belirtildiğine, sanıkların ikrarının cezalandırılmaları için tek başına yeterli olmadığına, diğer yandan suça konu eşyanın şikâyetçiye iade edildiğine, ancak mahkemenin etkin pişmanlık hükümlerini uygulamadığına, sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmiş olmasına, kararın bozulmasına, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında şikayetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mustafakemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.