Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, bozma sonrası konusuzluk ve derdestlik kararları ile yargı yolu sorunlarının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin bu davada, Yargıtayın önceki bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise derdestlik sebebiyle usulden reddine karar verilmiş olup, imar planlarındaki kısıtlamalar nedeniyle kullanım hakkı engellenen taşınmazlar için tazminat talep eden davacı ile görev ve sorumluluk iddialarıyla davayı reddetmeyi talep eden davalılar arasındaki uyuşmazlık, tarafların temyizi üzerine Yargıtayın incelemesine sunulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/2412 E.  ,  2025/13269 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/125 Esas, 2024/143 Karar
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına/ Usulden ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl dava yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise derdestlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı, davalı ... ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 759 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin hissedar olduğunu, ... Belediye Başkanlığının 16.06.2004 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve İlköğretim Alanı, kısmen de konut alanında planlandığını, tapu kaydında ... Başkanlığının 2010 tarihli ön alım hakkı bulunduğunu, müvekkilinin taşınmaz üzerindeki kullanım hakkı kısıtlandığından belirlenecek tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; dava konusu, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... nolu parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissedar olduğunu, bu taşınmaza ilişkin imar planına göre davalı idarelerin kamulaştırmasız el attığı iddiası ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/169 esasında dava açtıklarını, bu davada mahkemece davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verildiğini, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2022/1045 Esasında açılan davanın da 03.03.2022 tarihinde, 16.11.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun ile getirilen yasal değişiklik nedeni ile davanın adli yargı görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verildiğini, bunun üzerine yasal değişiklik de göz önüne alınarak, adli yargıda yeniden bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, dava konusu parselin 2003 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına göre kısıtlandığını, 14.09.2022 tarihli ... Plan Revizyonuna dair parselin imar krokisinin dava idari yargıda iken yapıldığını, bu plana göre taşınmazdaki lise alanı ve parkın kaldırıldığı, bunun yerine sağlık tesis alanı getirildiğini, müvekkilinin taşınmaz üzerindeki kullanım hakkı kısıtlandığından belirlenecek tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargı görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl davada davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 16.06.2004 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen yol alanında, kısmen konut alanında, kısmen ilköğretim alanında kaldığını, taşınmazın içerisinde bulunduğu ve ... Mahâllesi ile ... Mahallesinin bir kısmını kapsayan alan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının 06.05.2011 tarihli oluru ile Gecekondu Önleme Bölgesi, 16.12.2011 tarihli oluru ile de Kamulaştırma Alanı olarak ilan edildiğini, 775 sayılı Gecekondu Kanunu (775 sayılı Kanun) ve Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca 2011 tarihinde ilan edilen Gecekondu Önleme Bölgesi sınırları 20.12.2017 tarihli olur'u ile revize edilerek genişletildiğini, söz konusu parselin bulunduğu bölgede 775 sayılı 19 uncu maddesi ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu uyarınca yetki ve sorumluluğun Toplu Konut İdaresi Başkanlığında olması sebebiyle yeni imar planı çalışmalarına başlandığının müvekkili idareye bildirildiğini, bu itibarla dava konusu taşınmazı kapsayan bölgede kamulaştırma ve planlama görev yetkisi Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait olduğunu belirterek öncelikle husumet yönünden, daha sonra idari yargının görev alanına girdiğinden görevsizlik kararı verilmesini ve esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
4. Birleştirilen davada davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
5. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin parselasyon planlarının hazırlanmasında bir sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluğun belediyeler ve valiliklerde olduğunu, müvekkilinin herhangi bir el atmasının olmadığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi doğrultusunda imar uygulamasının yapılacağını, bu işlemin ... Başkanlığı tarafından yapılmaya başlandığını, bu nedenle davanın konusuz kalma durumu olduğunu, bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2020/169 Esas, 2022/42 Karar sayılı kararıyla idari yargı görevli olduğundan görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/855 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda dava konusu taşınmaza ilişkin Uyuşmazlık Mahkemesinin 2021/572 Esas, 2021/531 Karar ve 18.10.2021 tarihli kararı ile görevlilik kararı kaldırılmış olmakla, davanın idari yargının görev alanına girmesi nedeni ile mahkemenin görevsizliğine, dilekçenin Yargı Yolu Yanlışlığı ve usulden reddine, davacıya idari yargıda dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş ise de 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde-1 inci maddesine (Ek cümle:16.11.2022-7421/3 md.) ile yapılan değişikliğin yayım tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiği söz konusu davada adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise derdestlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılardan sadece ... Başkanlığı yönünden davadan feragat ettiklerini, bu nedenle diğer davalılar yönünden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda da izah edildiği üzere, dava konusu taşınmazdaki kamulaştırma hak ve yetkisi ... Başkanlığında olduğundan, ... Başkanlığı tarafından imar uygulaması yapılarak 1 79... ve 1 80... parsellerin davacıya tahsis edilmiş olması neticesinde dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verildiği, yer olmadığına ilişkin karar verildiği; ancak müvekkil idare yönünden husumetten ret kararı verilmediğini, 14.09.2022 tasdik tarihli "İstanbul İli, ... İlçesi, ... Gecekondu Önleme Bölgesinin Bir Kısmına İlişkin Revizyon ... ve Uygulama İmar Planı" da söz konusu bölgedeki imar planlama ve uygulama kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun ... Başkanlığında olduğunu ortaya koyduğunu, dava şirket tarafından aynı dava konusu ile müvekkil idare ve ... Başkanlığı aleyhine açılan davalarda müvekkil idare yönünden husumetten ret kararı verildiğini, husumetten ret kararı verilmesi gerekirken usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil idare yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi ve idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, Mahkemece dava içinde yapılan imar uygulaması sebebiyle konusuz kalan davada, davanın açılmasına 2011 tarihli kamulaştırma kararı ve planlama yetkisi sebebiyle ... Başkanlığının sebep olduğu belirtilerek yargılama giderlerinden ... Başkanlığının sorumlu tutulmuş ise de somut gerekçe gösterilmeyerek hatalı gerekçe kurulduğunu, konusuz kalan davada yargılama giderlerinin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ilgili Bakanlığa yükletilmesi gerektiğini, birleşen dava yönünden ise de tarafların aynı olmadığını, Mahkeme'nin 2020/169 Esası ile açılan dava ... Başkanlığı, Belediye ve Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine açıldığını, 2023/57 Esas sayılı dosyanın ise, ... Başkanlığı, Belediye ve ... aleyhine açıldığını, asıl davanın konusunun 2004 tarihli imar planına ilişkin olduğu hâlde, birleştirilen davanın konusunun ise 14.09.2022 tarihli ... Başkanlığının planına ilişkin olduğunu, bu nedenle iki dava arasında derdestlik itirazında bulunulamayacağını, birleştirilen dava yönünden de davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı, davalı ... ve ... vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Vekâletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan davacı vekili 25.11.2024 tarihli temyiz dilekçesi ile davalı ... Başkanlığı yönünden davadan feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir.
4. 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 29 uncu maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine eklenen üçüncü fıkrasına göre feragatin, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılması hâlinde, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. Buna göre temyiz incelemesi aşamasında ortaya çıkan feragat hususunda Mahkemece karar verilmesi gerekir.
5. Davacı tarafından İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/169 Esas sayılı davasında ... Başkanlığı, ... ve Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine 16.06.2004 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına ilişkin dava açıldığı, birleştirilen aynı Mahkemenin 2023/57 Esas sayılı dava dosyasının ise davacı tarafından ... Başkanlığı, ... Belediyesi Başkanlığı ve ... aleyhine 14.09.2022 tarihli ... Revizyon İmar Planına ilişkin olduğu gözetildiğinde birleştirilen davanın derdestlik nedenine dayanarak usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı, davalı ... ve davalı ... vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı ve davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.