Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararını kaldırıp verilen beraat hükmünü hukuka uygun bularak Cumhuriyet Savcısının temyiz talebini reddetti.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanığın beraatine hükmedilmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu ve ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusu incelenmiş; yapılan değerlendirmede Bölge Adliye Mahkemesinin kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, beraat kararının hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak savcının temyiz nedenlerinin reddiyle, beraat hükmünün tebliğnamedeki bozma görüşüne aykırı olarak onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/14786 E.  ,  2025/19543 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/357 E., 2022/940 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine, sanığın tanımadığı yoldan rastgele geçen birinden eşya almış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğuna ve ilk derece mahkemesince verilen hükmün yerinde olması sebebi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.