Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunun oluşması için onur, şeref ve saygınlığı rencide edici somut fiil gerekliliğini vurgulayarak, kaba sözlerin bu suçu teşkil etmediğine karar verdi.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü onayan bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur; çünkü sanığın sözlerinin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olmayıp sadece kaba söz seviyesinde kaldığı ve hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasında da hukuka aykırılık bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/15207 E.  ,  2025/19007 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3080 E., 2023/1780 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; hükmün gerekçe içermediğine, söylemlerin ağır eleştiri niteliğinde olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması, ayrıca sanığın, suça konu sözlerinden dolayı cezalandırılmasının, demokratik toplum düzeninin icaplarından olması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın sözlerinin; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Sanık hakkında, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içerir suça ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.11.2025 tarihinde karar verildi.