Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararını, sanık müdafiinin usul ve esasa yönelik temyiz itirazlarını yerinde bulmayarak onamıştır.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, sanık ve müdafiinin parmak izi incelemesi yapılmaması, polisin tepki süresinin dikkate alınmaması, sanığın olay yerinden kaçmaması, kolluk kuvvetlerine yardım amacıyla gösterdiği malların hırsızlık suçunun işlendiği sonucuna varılmasının hukuka aykırı olduğu ve beraat verilmesi gerektiği ile savunmasının huzurda alınmaması yönündeki temyiz itirazları, yapılan incelemede sanık hakkındaki hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle yerinde görülmemiş ve hüküm oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14966 E.  ,  2025/19527 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1212 E., 2021/2585 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, parmak izi araştırmasının yapılmadığı, olaya müdahale eden polislerin tepki süresinin nazara alınmadığı, sanığın olay yerinden kaçmadığı, sanığın kolluk kuvvetlerine yardım amacıyla gösterdiği yerde bulunan mallarla, şikâyetçinin iddia ettiği malların uyuşması üzerine hırsızlık suçunun işlendiği sonucuna varılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin, sanığın temyiz isteminin, huzurda savunmasının alınması yerine beyanın okunmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.