7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda etkin pişmanlık ihtarına rağmen ödeme yapmayan sanığın cezasını onarken, diğer sanığın eksik ceza tayini ve etkin pişmanlık uygulamasındaki hatalar nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık suçundan yargılanan sanıklardan birinin etkin pişmanlık beyanındaki ödeme iradesizliğine rağmen eyleminin sabit görülerek mahkumiyet kararını onarken, diğer sanık hakkında ise kaçak eşya miktarına göre eksik ceza tayini, soruşturma aşamasında yapılmayan etkin pişmanlık ihtarının kovuşturmada da usulüne uygun yapılmaması sonucu sanığın yanıltılmasıyla bu hükümlerin uygulanmaması ve cezanın belirlenmesinde ilgili kanun maddelerinin hatalı tatbiki gibi hukuka aykırılıklar tespit ederek yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/471 E., 2021/464 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm YönündenYargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden1.Suça konu kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,2.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında ihtarat yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken, duruşma gününe kadar süre verilerek yanıltılması ve ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10. ve 3/10-son. maddeleri uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması ve belirlenen ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde düzenlenen değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.