Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanık müdafiinin delil yetersizliği iddialarını reddederek onamıştır.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu, suçla sanık arasında bağlantı kurulamadığı, yeterli delil bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği ve takdiri indirim uygulanmadığı iddialarıyla yapılan temyiz başvurusunun incelenmesi sonucunda, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin sanık hakkında kurduğu hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın hukuka uygun olduğu değerlendirilerek temyiz nedenleri reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14453 E.  ,  2025/19486 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/286 E., 2022/1151 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, dosya kapsamında suçla sanık arasında bağlantı kuracak unsurun bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut ve kesin delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, masumiyet karinesinin ihlâl edildiğine ve takdiri indirim sebeplerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.