Zorunlu trafik sigortası kapsamında trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, maluliyet raporunda yer alan topuk yaralanması tespitinin tıbbi kanıt eksikliği nedeniyle yeniden değerlendirilmesinin kararlaştırılması.
Özet: Bu sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, trafik kazası sonucu malul kalan davacının sigorta şirketinden talep ettiği 500.000 TL tazminatın hakem heyeti tarafından kabul edilmesi ve itirazın reddedilmesine rağmen, temyiz incelemesinde davacının topuğundaki şüpheli çatlağa dayalı %4lük maluliyet oranının kazayla ilişkili yeterli tıbbi belge ve görüntüleme olmaksızın belirlendiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, mevcut maluliyet raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığına karar verilerek, davacının sürekli iş göremezlik oranının kaza ile bağlantılı olarak, güncel yönetmeliklere uygun ve tıbbi kanıtlarla desteklenmiş şekilde yeniden belirlenmesi amacıyla dosyanın itiraz hakem heyetine iadesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/304-2024/304SAYISI : 2024/İHK-8570SAYISI : K-2024/19549 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 24.04.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 224,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 240.224,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 500.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasından önce davalıya usulüne uygun hazırlanmayan maluliyet raporu ile başvuru yaptığından, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalının adli tıp rapor ücretinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalının adli tıp raporu ücretinden sorumlu olmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.05.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda davacının kaza nedeniyle kırılan ayak bileği için %15 oranında maluliyeti bulunduğunun belirlendiği, bununla birlikte davacının topuğunda(kalkaneus) fissür(kırık, çatlak) şüphesi olduğu belirtilerek topuk eklem hareket kısıtlılığı için de % 4 oranında maluliyet tespiti yapıldığı, ancak dosya kapsamında davacının topuğunda kaza nedeniyle yaralanma ve kemik kırığı olduğuna ilişkin herhangi bir tıbbi belgenin bulunmadığı, raporu düzenleyen hastane tarafından topuktaki yaralanmaya ilişkin tıbbi görüntülemenin(film, grafi gibi) yapılmadığı, bu haliyle davacının topuğunda kazadan kaynaklanan bir araz olduğu hususu açıkça tespit edilmeksizin, topukta (kalkaneus) fissür(kırık, çatlak) şüphesi bulunduğu gerekçesiyle maluliyet tespiti yapılmasının isabetli olmadığı, açıklanan nedenlerle raporun yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla, davacının topuğunda davaya konu kaza nedeniyle herhangi bir yaralanma ve kemik kırığı olup olmadığı da tekrar değerlendirilerek, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.