Vekaletnamenin kötüye kullanılarak miras payından mahrum bırakılan davacının, akrabalık ilişkileri ve güven duygusunun zedelenmesiyle kişilik haklarına saldırı iddiasıyla manevi tazminat talebi.
Özet: Bu dava, vefat eden annelerinin hesabından davalı kardeş ve akrabanın, annenin yaşlılık ve hastalık durumundan faydalanarak sahtekarlıkla vekaletname alıp büyük miktarda parayı çekmesi sonucu mirasçının kişilik haklarının ihlal edildiği ve manevi tazminat talep ettiği bir uyuşmazlık olup, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, vekalet görevinin kötüye kullanılmasının kişilik haklarına saldırı olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacı ise temyiz dilekçesinde davalıların eylemlerinin doğrudan mirasçıya zarar verme kastıyla yapıldığını ve akrabalık bağlarının zedelenmesiyle oluşan ağır psikolojik travmanın kişilik hakları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/606 E., 2022/613 K.İLK DERECEMAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/9-2022/23Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.10.2025 tarihinde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılardan ...'ın kardeş olduklarını, annelerinin 06.03.2017 tarihinde vefat ettiğini, annelerinin bankada yüklü miktarda parasının bulunduğunu, davalı ...'ın annelerinden miras olarak kalacak olan 69.800 Euro'yu annesinin ölümüne 3 gün kala annesinin hesabından davalı ... aracılığıyla birlikte çektiklerini, davalı ...'ın, annesinin sağlık durumunun kötü olduğunu duyunca 2016 yılı Kasım ayında Türkiye'ye gelerek birkaç gün annesine iyi davranıp kendisinin Tokat'taki evinde annesini misafir ettiğini ve Almanya'ya götürüp orada annesini tedavi ettireceği yalanıyla annesini kandırdığını ve noterden annesinin banka hesaplarındaki parayı kendisinin ve ...'ın çekebileceği vekaletnameyi düzenlettirdiğini, hastalıkları ve yaşlılığı nedeniyle kulakları duymayan ve gözleri sağlıklı görmeyen annelerinin imzalayacağı belgelerin Almanya'ya gitmek için gerekli olduğu, bu belgeleri imzalamadan yurt dışına çıkış işlemlerinin yapılamayacağı yalanıyla 80 yaşındaki müteveffayı kandırarak vekâletnameyi imzalamasını sağladığını, davalı ...'ın ... Bankası'nda kendisine vadesiz ve vadeli döviz hesapları açtırarak annelerinin hesabındaki 69.800 Euro'yu kendi adına açtırdığı hesaba havale yaptırdığını, davalı ...'ın davacının teyzesinin kızı olduğunu, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yapmış olduklarını şikayetlerinin devam ettiğini ve soruşturmanın devam etmekte olduğunu, mahkemede açtıkları davada 69.800 Euro'nun terekeye iadesine karar verildiğini, bu olayın davacıyı manevi olarak zarara uğrattığını, akrabalara olan güven duygusunun zedelendiğini belirterek kişilik haklarına saldırı nedeniyle 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın annesinin tedavisini en iyi şartlarda yaptırmak ve onunla birlikte yaşamak için annesini Almanya'ya yanına taşıdığını. Almanya ülkesinde kaldığı yaklaşık 4,5 ay boyunca müvekkili ...'ın evinde ikamet ettiğini, annesinin Almanya ülkesinde kaldığı süre boyunca hem sağlıkla ilgili işlemleri için hem de parasal konularda yine davalı ...'a vekalet vermiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekâlet görevinin kötüye kullanılmasının davacının kişilik haklarına saldırı olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların haksız eylemiyle esasında terekeye geçecek olan paradan davacının mahrum bırakılma amacıyla zarara uğratılmak istenildiğini, davalıların haksız fiili ile manevi zarar oluştuğunu, mahkemece eylemin vekaletnamenin kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu zira davalıların amacının murise zarar vermek değil davacıya zarar vermek olduğunu, bu nedenle davacının zarara uğradığını davalıların vekaletnameyi kötüye kullanarak doğrudan davacıya zarar verme kastıyla hareket ettiklerini davacının kendi akrabaları tarafından dolandırıldığı hissi ile tarifi güç ızdıraplara neden olduğunu, davalıların vekaletnemenin kötüye kullanılarak mirastan para kaçırma olayının mahkemece tespit edildiğini, zaten annesi ve babası vefat etmiş olan ve dünyada kardeşleri ve diğer akrabalarından başka kimsesi bulunmayan davacının manevi olarak büyük bir yıkıma uğradığını, akrabalık değerlerinin, insanın şahsına bağlı ve insanın kişiliğinin bir parçası olduğunu, akrabalık bağlarının da kişilik hakları kapsamına girdiğini, davacının kimseye güveni kalmadığını, içine kapanık bir ruh haline büründüğünü, hayattaki tek değer verdiği akrabaları tarafından dolandırılma duygusu ile psikolojik olarak büyük bir buhran yaşadığını, hatta intiharın eşiğine geldiğini, yüreğinde barındırdığı tüm insani ve saf duyguların en yakın akrabaları tarafından dolandırılması neticesinde öldüğünü, akrabalık değerlerini yitirmiş bir vaziyette olduğunu ve artık hiçbir akrabasına güvenemediğini, bu nedenlerle manevi olarak büyük zarara uğradığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Teınyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.